Elleżîne kâlû li-iḣvânihim veka’adû lev etâ’ûnâ mâ kutilûk kul fedraû ‘an enfusikumu-lmevte in kuntum sâdikîne
Meal
Kendileri evlerinde oturup savaştan geri kaldıkları yetmiyormuş gibi, üstelik savaşıp şehit düşen kardeşleri hakkında da: “Sözümüzü dinleselerdi öldürülmezlerdi” dediler. Onlara de ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, haydi ölümü kendi başınızdan savın da görelim!”
Kur'an Tefsiri
Münafıkların akraba ve komşularından şehîd olanlar hakkında: “Bizi dinleyip savaşa katılmasalardı ölümden kurtulurlardı” şeklindeki sözleri ancak Allah’a ve âhirete imanı olmayan kimselerin söyleyebileceği cinsten küfür kokan sözlerdirsız birine âit olabilir. Zira kimse ecelinden kurtulamaz. Eceli gelmeyen de hiçbir yerde ölmez. Cenâb-ı Hak burada eceli inkâr eden münafıklara susturucu bir cevap vererek, “İddiânız doğruysa haydi öyleyse başkalarını bırakın da kendinizi ölümden kurtarın!” buyurmuştur. Hakikaten ölüm bütün iddiâları geçersiz kılan ve bütün yalancıları susturan bir cevaptır.
Hem Allah yolunda öldürülmeyi zarar olarak düşünmemek gerekir. Zira şehit olmak ölmek değil, bilakis gerçek mânada dirilip hakîki hayâta kavuşmak demektir:
Muhtasar Tefsir
Onlar savaşa katılmayan kimselerdir. Uhud günü öldürülen akrabaları hakkında: "Eğer onlar bize uyup savaşa katılmasalardı öldürülmeyeceklerdi." dediler. -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: "Allah yolunda cihat etmekten geri durduğunuz için kurtulduğunuz ve eğer onlar size tabi olsalar öldürülmezlerdi iddianızda sadık kimseler iseniz ölüm size geldiğinde başınızdan savın (da görelim)."