Fenkalebû bini’metin minaAllâhi vefadlin lem yemses-hum sû-un vettebe’û ridvânaAllâhik vaAllâhu żû fadlin ‘azîmin
Meal
Sonra da savaşta kendilerine hiçbir fenâlık dokunmadan, Allah’ın büyük nimet ve ihsânıyla geri döndüler. Böylece Allah’ın rızâsını da kazanmış oldular. Allah, pek büyük lutuf sahibidir.
Kur'an Tefsiri
Müslümanlar iki sefere çıkarken de gösterdikleri itaat, tevekkül, cesâret ve îman celâdeti neticesinde maddî-mânevî pek çok nimet ve ilâhî ihsanlarla döndüler. Düşmanlarını korkuttular, ticâret yapıp maddî kazanç elde ettiler, cihâd sevabı kazandılar, sabır, sebât ve îman gibi mânevî hasletlerini kuvvetlendirdiler. Düşman, karşılarına çıkamadığı için herhangi bir zarara da uğramadılar. Bütün bunların yanında bir de Allah’ın rızasına nâil oldular. Zira sırf Allah’ın rızâsını kazanmak için yollara düşmüşlerdi. Diğer bütün söz ve davranışları da hep Allah’ın rızâsını kazanmaya mâtuftu. Geride oturup kalanlara gelince onlar hiçbir şey elde edememiş, pişmanlık ve hüsran ateşlerinde yanmışlardı.
İki grup arasındaki esas fark, şeytanın tahriklerine kanıp kanmama farkıydı:
Muhtasar Tefsir
«Hamrâu`l Esed» gazvesine çıktıktan sonra Allah katından büyük bir sevap, derecelerinin arttırılması, ölüm ve yaralanma kendilerine isabet etmeden düşmanlarından selamette olarak geri döndüler. Allah`a itaat etmeye sürekli olarak devam ederek ve O`na karşı gelmekten uzak durarak Allah`ın kendilerinden razı olacağı şeylere tabi oldular. Allah, Mümin kullarına karşı büyük lütuf sahibidir.