Lekad semi’aAllâhu kavle-lleżîne kâlû innaAllâhe fakîrun ve nahnu aġniyâun senektubu mâ kâlû ve katlehumu-l-enbiyâe biġayri hakkin venekûlu żûkû ‘ażâbe-lharîki
Meal
“Allah fakirdir, biz ise zenginiz” diyenlerin sözünü Allah elbette işitmiştir. Onların bu söylediklerini de, haksız yere peygamberleri öldürmelerini de yazacağız ve kendilerine: “Tadın o yakıcı cehennem azabını!” diyeceğiz.
Kur'an Tefsiri
Allah yolunda harcamaya ve O’na güzel bir borç vermeye (bk. Bakara 2/245) teşvik eden âyetleri işittiklerinde yahudiler, anlayışsızlık ve inatlarının şaşmaz bir delili olarak “Allah fakir düşmüş, bizden borç istiyor” gibi hezeyanlarda bulundular. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 137-138) Cenâb-ı Hak, Yüce Zâtı’na karşı büyük cürümler işlemeyi âdet hâline getirmiş olan yahudilerin bu tür sözlerini, haksız yere peygamberlerini öldürmekle aynı seviyede tuttu ve onları şiddetli bir azâb ile tehdit etti. Âyette Allah’ın söylenen sözleri işittiği ve bunları kaydettiği ifade edilerek tehdit daha kuvvetli hâle getirilmiştir.
Cenâb-ı Hak, kullarının bütün sözlerini işitir, bütün yaptıklarını görür ve bunları eksiksiz bir şekilde kaydeder. Âhirette bunların her birine karşılığını tam olarak verecek, kimseye haksızlık edilmeyecektir. Cehennemin yakıcı ateşine atılanlar, dünyadayken işledikleri günahlar sebebiyle bu duruma düşmüşlerdir. Zira Cenâb-ı Hak, kullarına en ufak bir zulümde bulunmaz.
Yahudiler, hakikati kabule davet edildikçe inat ediyor ve çeşitli bahaneler buluyorlardı. Bir bahaneleri de şuydu:
Muhtasar Tefsir
Yahudiler: «Allah fakirdir, bizden borç istedi ve bizler elimizde olan mallar ile zenginiz» dediğinde şüphesiz Allah, onların söylediği sözü duydu. Rablerine attıkları bu yalan ve iftirayı, peygamberlerini haksız yere öldürmelerini yazacağız. Onlara: "Ateşin yakıcı azabı tadın!" diyeceğiz.