Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Âl-i İmrân Sûresi Tefsiri

Âl-i İmrân Sûresi 184. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ ١٨٤

Fe-in keżżebûke fekad kużżibe rusulun min kablike câû bilbeyyinâti ve-zzuburi velkitâbi-lmunîri

Meal

Eğer seni yalanlarlarsa, hiç üzülüp tasalanma. Çünkü senden önce de apaçık mûcizeler, hikmet ve öğüt dolu sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla pek çok peygamber geldi ve onlar da aynı şekilde kavimleri tarafından yalanlandılar.

Kur'an Tefsiri

Yalanlanmak doğru insanların pek ağırına gideceği için Cenâb-ı Hak bu âyette Efendimiz (s.a.s.)’i tesellî etmiş, inkârı meslek edinen kimselerin sözlerini kâle almaması gerektiğini bildirmiştir. Çünkü onların sözleri asılsızdır, herhangi bir temele dayanmaz. Onlara delil, mûcize ve ilâhî kitaplar da kâr etmez.  Zira daha önceleri peygamberler, nice mûcizeler, hikmetli ve açık kitaplar getirdikleri hâlde yalanlanmış ve işkencelere mâruz kalmışlardır.

Bundan sonra mü’minlere tesellî, inkârcılara da tehdit olmak üzere buyruluyor ki:

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber- seni yalanladılarsa bu kâfirlerin adetidir, sakın üzülme. Senden önce de apaçık delillerle, içinde öğütler ve kalpleri yumuşatan şeylerin bulunduğu kitaplarla, içerdiği hükümler ve kanunlarla doğruyu gösteren kitapla gelen birçok peygamber yalanlandı.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma