Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil-îmâni en âminû birabbikum feâmennâc rabbenâ faġfir lenâ żunûbenâ vekeffir ‘annâ seyyi-âtinâ veteveffenâ me’a-l-ebrâri
Meal
“Rabbimiz! Gerçekten biz, «Rabbinize iman edin!» diye imana çağıran Peygamber’i işittik ve hemen iman ettik. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört. Vefatımızla bizi hayırlı, fazilet sahibi ve itaatkâr kullarının arasına kat!”
Kur'an Tefsiri
Huzûr-i ilâhîde rezil olmak gibi büyük bir mânevî azaptan kurtulmak ve kıyâmette yardımcısız kalmamak isteyen akıllı insanların yapması gereken şey, “Rabbinize iman edin!” diye imana davet eden ve bunun için pek çok iknâ edici deliller sunan Peygamber Efendimiz’e itaat etmek ve Kur’ân-ı Kerîm’in ahkâmına uymaktır. Îmandan sonra yapılması gereken ilk iş de, günah ve kusurlardan uzak durup onlardan temizlenmeye çalışmaktır.
Âyetten anlaşıldığına göre bir müslüman, imanını ve Peygamber Efendimiz’e itaatini vesîle edinerek Allah’tan af dileyebilir. Bundan sonra da, itaatkâr ve sâlih kullardan olup, son nefesini bu hâl üzere verme gayreti içinde olmalıdır. Yani bir mü’min, Allah’ın râzı olduğu bir kul olarak yaşamalı, böyle insanlarla birlikte bulunmalı ve âhirette de onlarla birlikte haşrolunmak için dua etmelidir. Şunu da unutmamalıdır ki; kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur. (Münâvî, Feyzu’l-kadîr, V, 663; Zemahşerî, el-Keşşâf, V, 247)
Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
“Yoksa kötülükleri işleyip duranlar, kendilerini iman edip sâlih ameller yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Hayatları, ölümleri ve ölümden sonraki durumları aynı olacak, öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar!” (Câsiye 45/21)
Resûlullah (s.a.s.) de şöyle buyurmuştur:
“Her kul öldüğü hâl üzere diriltilir.” (Müslim, Cennet 83)
Âyetin son kısmından anlaşıldığına göre tefekkür ehli mü’minler, sonunda Allah’a kavuşmayı arzu ediyorlar. Efendimiz’in beyânına göre:
“Kim Allah’a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever.” (Buhârî, Rikâk 41; Müslim, Zikir 14-17)
Bütün korkuları Cenâb-ı Hakk’ın huzûrunda utanç verici bir vaziyete düşmek olan mü’minler, dualarında Allah’a; “Bizi âhirette rezil ü rüsvâ etme!” diye yalvarıyorlar:
Muhtasar Tefsir
Rabbimiz imana davet eden bir davetçiyi - ki o gönderdiğin Nebî Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`dir, duyup, işittik. Şöyle söyleyerek çağırıyordu: Tek ilah olan Rabbiniz Allah`a iman edin! Onun çağırdığı şeye iman ettik, şeriatine tabi olduk. Bundan dolayı günahlarımızı ört, bizi rezil etme. Günahlarımızı bağışla, onlardan bizi sorumlu tutma. Bizleri hayır işleyip kötülükleri terk etmeye muvaffak kıl ve salihlerle beraber canımızı al.