Ve-inne min ehli-lkitâbi lemen yu/minu biAllâhi vemâ unzile ileykum vemâ unzile ileyhim ḣâşi’îne liAllâhi lâ yeşterûne bi-âyâtiAllâhi śemenen kalîlâenk ulâ-ike lehum ecruhum ‘inde rabbihimk innaAllâhe serî’u-lhisâbi
Meal
Ehl-i kitap içinde öyleleri vardır ki, onlar Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene iman ederler. Tam bir teslimiyet, büyük bir saygı ve gönül ürpertisi içinde Allah’a teslim olmuşlardır. Allah’ın âyetlerini değersiz dünya menfaati karşılığında satmazlar. İşte onların Rableri yanında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Kur'an Tefsiri
Müslüman olan Habeş Necâşîsi Ashama vefat ettiğinde, Resûlullah (s.a.s.):
“–Bugün Allah’ın sâlih kulu Ashama vefât etti!” buyurup namazgaha çıkmış ve ashâbını saf hâline getirip Necâşî için gıyabî cenaze namazı kıldırmıştı. (Müslim, Cenâiz 65, 62-67)
Bu hâdiseyi istismar etmek isteyen münafıklar:
“–Habeşistan’da ölen ve hiç görmediği bir Hristiyanın namazını kılıyor!” demişlerdi. Bunun üzerine bu âyet inmiştir. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 144)
Mücâhid, bu âyet-i kerîmenin Ehl-i kitaptan müslüman olanların tamamı hakkında nâzil olduğunu söyler. Bilhassa, Ehl-i kitaptan müslüman olup da bazı zarûretler sebebiyle îmanını açıklayamayan ve onlar arasında yaşayan mü’minler kastedilmektedir. Bunlar, münafıkların zıddıdır. Âyet de zâten münafıklara cevap mâhiyetindedir. (İbn Âşûr, et-Tahrîr ve’t-tenvîr, IV, 207)
Allah’a îmanlarının yanında hem Kur’ân’a hem de kendi kitaplarına inanan, Allah’a itaat edip boyun eğen ve acziyetlerinin farkına varan Ehl-i kitap, diğerleri gibi kendi kitaplarını tahrif edip değiştirmez ve kimseden gizlemezler. Kitaplarında ne buyrulmuşsa, onu doğru bir şekilde insanlara anlatırlar. İşte böyle olan Ehl-i kitaba Cenâb-ı Hak husûsî bir ecir verir. Çünkü zor bir işi başarmışlardır. Diğerlerinin kapıldığı gurur, kibir ve haset illetlerine mağlup olmamışlardır. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“İşte onlara sabretmelerinden ötürü mükâfatları iki kat verilecektir....” (Kasas 28/54. Bk. Hadîd 57/28)
Cenâb-ı Hak herkesin hesâbını çok çabuk görür ve mükâfâtlarını da hemen verir. O her şeyi bilir, düşünmeye ve araştırmaya ihtiyacı yoktur. Yüce bir kudrete sahip olduğu için, ne kadar çok olurlarsa olsunlar, insanların hesabını çok çabuk görür. O halde:
Muhtasar Tefsir
Ehlikitabın hepsi bir değildir. Onların arasından Allah`a, size indirilen hak ve hidayete iman eden bir topluluk vardır. Ve aynı zamanda kitaplarında kendilerine indirilene de iman ederler. Allah’ın resullerine iman etmede onları birbirinden ayırmazlar, Allah`a karşı boyun eğererek, zillet içindedirler. O`nun katındakini arzular, Allah`ın ayetlerini az bir dünyalık karşılığında değiştirmezler. Bu vasıflarla zikredilen kimselerin Rableri katında büyük mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk gören ve karşılığını da hızlı bir şekilde verendir.