Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Âl-i İmrân Sûresi Tefsiri

Âl-i İmrân Sûresi 56. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ ٥٦

Feemmâ-lleżîne keferû feu’ażżibuhum ‘ażâben şedîden fî-ddunyâ vel-âḣirati vemâ lehum min nâsirîne

Meal

“İnkâr edenleri dünyada da âhirette de şiddetli bir şekilde cezalandıracağım. Onlar için hiçbir yardımcı olmayacaktır.”

Kur'an Tefsiri

Allah Teâlâ Îsâ (a.s.)’ı yahudilerin elinden kurtarmış, öldürmelerine mâni olmuş ve onu kâfirlerin her türlü şerlerinden temizlemiştir. Ona ulaşma ve zarar verme imkânlarını ellerinden almıştır. Sonra onu kendi katına yükseltmiştir.[1] Âlimlerin çoğunluğuna göre, Allah onu kudretiyle mânevî semâlardaki hususi mevkiine kaldırmıştır. Mevzuyla alakalı hadis-i şeriflerin ifade ettiği gibi o kıyametten önce tekrar dünyaya gönderilecektir. Dünyada kaldığı müddetçe Kur’an’la hükmedecek; haç, domuz vb. gibi yanlış uygulamalara son verecek ve cizyeyi kaldıracaktır.[2]

55. âyette Hz. İsa’ya tâbi olanların kıyâmete kadar kâfirlerden üstün bir mevkide tutulacağı ifade olunmaktadır. Hz. İsa’ya tabi olanlar, onun Allah’ın kulu ve resulü olduğuna inananlardır. İslâm geldikten sonra, onlar müslümanlardır. Peygamberimize inanmayan Hristiyanlar ise her ne kadar Hz. İsa’ya tâbi olduklarını söylüyor olsalar da, Hz. İsa’nın onların bu iddialarını kabul etmesi aklen ve naklen mümkün olmadığına göre, bunlar Hz. İsa’ya son derece muhalefet etmektedirler. Buna rağmen dünya tarihi itibariyle Hristiyanların devlet ve güçlerinin, yahudilerin durumundan daha üstün ve güçlü olduğu görülmektedir. Yahudilerin ise nerede olurlarsa olsunlar hep sürgün, zillet ve meskenet içinde oldukları bilinmektedir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, VIII, 61-62) Bu âyet yahudilerin kıyamete kadar hep zelil ve makhur olacaklarını da haber vermektedir. Âyette bahsedilen “üstünlüğ”ün delil ve hüccet bakımından üstünlük olduğu da söylenebilir. Bu açıdan da yine Hz. İsa’nın yolundan gidenler kâfirlerden hep üstün olacaklardır.

Kıyâmet günü inanan ve inanmayan herkes Allah’a dönecek, Allah, dünyada anlaşamadıkları hususlarda onların arasında hüküm verecektir. Burada özellikle Hz. İsa’ya inananlarla onun peygamberliğini kabul etmeyenler arasında bir hüküm vermenin kastedildiği anlaşılmaktadır. Cenâb-ı Hak her grup hakkında layık oldukları hükmü verecektir. İnkâr yolunu tutanları, dünya ve âhirette şiddetli bir azapla cezalandıracaktır. Onların dünyada görecekleri cezalar; şavaşılıp öldürülmeleri, köle edilmeleri, cizye verme mecburiyetinde kalmaları, çeşitli hastalık ve musibetlere uğramalarıdır. Âhiretteki  cezaları ise küfür ve günahlarının durumuna göre takdir edilecek olan yakıcı ateştir. İman edip sâlih amel işleyenlere, mükâfatları tastamam ödenecektir. Kulluktaki ihlâs ve samimiyetlerine göre amellerinin karşılığı katlanarak kendilerine ikramda bulunulacaktır.

Resûlüm:

[1] Bu mevzu Nisâ sûresi 157-158. âyetlerde daha detaylı ele alınmaktadır. Bu sebeple gerekli açıklamalar orada yapılmıştır. 

[2] İlgili hadis-i şerifler için bk. Buhârî, Büyû‘ 102, Mezâlim 31, Enbiyâ’ 49; Müslim, İman 242, 243, 247, Hac 216, Fiten 34, 39, 110; Ebû Dâvûd, Melâhim 12, 14 (4324); Tirmizî, Fiten 21, 54, 59, 62.

Muhtasar Tefsir

Seni ve kendilerine getirdiğin hakkı inkâr edenler var ya, onları dünyada öldürme, esir alma ve aşağılama ile şiddetli bir azaba uğratacağım. Ahirette ise onları cehennem azabına uğratacağım. Onlardan azabı savacak bir yardımcıları da olmayacak.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma