Yâ ehle-lkitâbi lime telbisûne-lhakka bilbâtili vetektumûne-lhakka veentum ta’lemûne
Meal
Ey Ehl-i kitap! Bile bile niçin hakkı bâtılla karıştırıyor ve gerçeği gizliyorsunuz?
Kur'an Tefsiri
Ehl-i kitabın bilip göre göre inkâr ettiği “Allah’ın âyetleri”, Tevrât ve İncil’deki Peygamberimiz (s.a.s.) ile alakalı müjdeler; İslâm’ın gerçek din olduğunu gösteren ifadeler; en büyük mûcize olan Kur’ân-ı Kerîm ve Allah Resûlü (s.a.s.)’in elinde ortaya çıkan diğer mûcizelerdir. Ehl-i kitap bütün bunların doğru olduğunu bildikleri ve kendi aralarında buna şâhitlik yaptıkları halde, menfaatlerine ters düştüğü için inkâr etmekte idiler. Bu âyetleri sadece kendileri inkâr etmekle kalmıyor, bir taraftan da başkalarını yanıltacak, şaşırtacak ve aldatacak faaliyetler içine giriyorlardı. Bunların başında da bile bile hakkı bâtılla karıştırmak suretiyle gerçeğin bütün açıklığıyla anlaşılmasını engellemek ve yine bile bile hakkı gizlemek gelmekteydi. Bu bağlamda onlar, Tevrat’ı tahrif ediyorlar, ilâhî kelamla kendi uydurduklarını birbirine karıştırıyorlardı. Yine Tevrat’ta yer alan Peygamberimiz’le ilgili açık ve kapalı âyetleri birbirine karıştırıp insanları aldatmak istiyorlardı.
Bunun dışında daha özel mânada tezgahladıkları saptırma planları da vardı. Onlardan bir kısmını haber vermek üzere şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
Ey Ehlikitap! Sizler, hak ile batılı, sapıklık ile de hidayeti bildiğiniz halde kitabınızda indirilen hakkı niçin batıl ile karıştırıyorsunuz, onda olan hak ve hidayeti gizliyorsunuz? Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in peygamberliğinin doğruluğu da sizin sakladığınız hakkın bir kısmıdır. Hâlbuki, siz hakkı batıldan hidayeti de sapıklıktan ayırt edebiliyorsunuz.