İnne-lleżîne keferû vemâtû vehum kuffârun felen yukbele min ehadihim mil-u-l-ardi żeheben velevi-ftedâ bihik ulâ-ike lehum ‘ażâbun elîmun vemâ lehum min nâsirîne
Meal
İnkâr edip neticede kâfir olarak ölenler, kendilerini kurtarmak için dünya dolusunca altın verseler, yine de kabul edilmeyecektir. Onlar için pek acıklı bir azap vardır; onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Kur'an Tefsiri
Bu manzaralardan birincisi; kâfirlerin dünya dolusu altınları olsa ve bunları, kendilerini kurtarmak için fidye verseler, kesinlikle kabul edilmeyecektir. Nitekim bu konuda başka âyet-i kerîmelerde daha açık bilgiler yer almaktadır:
“İnkâr edenlere gelince, yeryüzünde bulunan her şey, hatta bir o kadarı daha onların olsa ve kıyamet gününün azabından kurtulmak için bunların hepsini fidye olarak verseler dahi asla kabul edilmez. Onlara can yakıcı bir azap vardır.” (Mâide 5/36)
“Oysa onlar birbirlerine de gösterilirler. Fakat inkârcı suçlu ister ki, mümkün olsa da o günün azabından kurtulmak için fidye olarak verse oğullarını! Eşini, kardeşini! Kendisine kol kanat geren bütün sülâlesini! Yeryüzünde kim varsa hepsini! Bunları verse de, sonra kurtarsa kendisini! Ama ne mümkün! O, alev alev yanar bir ateştir. Uzuvları bedenden ayıran, derileri soyup çıkaran, yakıp kavuran bir ateş!” (Meâric 70/11-16)
İkincisi; onların için cehennemde çok yakıcı ve son derece elem verici bir azap hazırlanmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor:
“Allah Teâlâ kıyâmet gününde, cehennemliklerin azabı en az olanına şöyle buyuracak: «Senin dünya kadar malın olsa, kendini kurtarmak için verir miydin?» Cehennemlik: «Evet» deyince Allah Teâlâ: «Sen daha Âdem’in sulbünde iken, ben senden bundan çok daha hafif bir istekte; ‘bana hiçbir şeyi ortak koşmaman’ talebinde bulunmuştum, sen ise ortak koşmaktan başka bir şey yapmadın» buyuracak.” (Buhârî, Rikāk 49; Müslim, Munafıkîn 51-52)
Üçüncüsü ise onları, ne mahşerin korkunç tehlikelerinden ne de cehennemin şiddetli ve sonsuz azabından kurtaracak hiçbir yardımcılarının olmamasıdır.
Bütün bu tehlikelerden kurtulmak için iman etmemiz ve inandığımız Allah’ın yolunda sevdiğimiz şeylerden cömertçe harcamamız gerektiği şöyle beyân edilmektedir:
Muhtasar Tefsir
Kâfir olup küfür üzere ölenler, cehennemden kurtulmak için yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye olarak verse dahi onların hiçbirinden asla kabul edilmeyecektir. İşte acıklı azap onlar içindir. Kıyamet günü onlardan azabı savacak hiçbir yardımcıları da yoktur.