Kul sadekaAllâhuk fettebi’û millete ibrâhîme hanîfen vemâ kâne mine-lmuşrikîne
Meal
De ki: “Allah doğru söylemiştir. O halde temiz bir kalp ve dupduru bir tevhid inancı içinde İbrâhim’in dinine tâbi olun. O, asla müşriklerden olmamıştı.”
Kur'an Tefsiri
Bütün temiz yiyeceklerin önceden İsrâiloğulları’na helâl olduğu, bunların, daha sonra günahları, zulüm, haksızlık ve taşkınlıkları sebebiyle yahudilere haram kılındığı hususunda şüphesiz Allah doğruyu söylemektedir. Dolayısıyla bu konuda yahudilerin iddiaları kesinlikle yalandır. O halde hanîf, yani temiz bir kalp ve dupduru bir tevhid inancı içinde İbrâhim’in dinine tabi olmaktan başka çıkar yol yoktur. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in davet ettiği din de bundan başka bir şey değildir. Zira bütün hak dinler temelde hep aynı esasları ihtiva eder, birbirlerini destekler ve birbirinin devamı olarak sürüp gider. Hepsi tevhid inancını emreder ve şirki kesinlikle yasaklar. Allah’ın birliği, tek ilâh ve tek rab oluşu, helâl veya haram kılma yetkisinin sadece Allah’a ait oluşu gibi esasları tekrar eder. Bu bakımdan Hz. İbrâhim müşriklerden olmamıştı. Zaten şirki ortadan kaldırmak için gelen hiçbir peygamberin müşrik olması mümkün değildir. O halde, kendilerinin dindar olduğunu iddia eden fert ve toplumlar, durumlarını şirk açısından bir daha iyice gözden geçirmeli, bir yanlışları varsa hemen düzeltmelidirler.
Resûlullah (s.a.s.)’in getirdiği İslâm, tevhid dinidir. müslümanları tevhid inancı etrafında birleştiren en mühim nişânelerden biri ise, şüphesiz Kâbe’dir. Şimdi, her namaz kılışımızda yönümüzü kendisine, gönlümüzü ise kendisini bize kıble yapan Allah’a bağladığımız diğer ismi Beytullah olan Kâbe hakkında şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- De ki: Allah`ın Yakup -aleyhisselam- hakkında haber verdiği ve din olarak belirleyip indirdiği her şey hakikattir. İbrahim -aleyhisselam-`ın dinine tabi olun. Ant olsun ki o, bütün dinleri bırakarak İslam dinine yönelmiştir. Asla kimseyi Allah`a ortak koşmamıştır.