Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Rûm Sûresi Tefsiri

Rûm Sûresi 38. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ٣٨

Feâti żâ-lkurbâ hakkahu velmiskîne vebne-ssebîlic żâlike ḣayrun lilleżîne yurîdûne vechaAllâhis veulâ-ike humu-lmuflihûne

Meal

Öyleyse akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara hakkını ver. Allah’ın rızâsını isteyenler için en hayırlı yol budur. Kurtuluşa erecek olanlar da işte bunlardır.

Kur'an Tefsiri

Dilediğine rızkı bol veren, dilediğine kısan, hatta bir kişiye bazan genişlik bazan darlık veren kesinlikle Allah olduğuna göre, mü’minler ne bollukta nimete güvenip şımarırlar, ne de darlıkta ümitlerini keserler. Bollukta da, darlıkta da Allah’a tam bir iman ve teslimiyet içinde bulunurlar. Bunun ötesinde onların ihtiyaçlı insanlara karşı bir takım mâlî mükellefiyetleri vardır. Burada bunlardan üç sınıf sayılmıştır: Akrabalar, yoksullar ve yolda kalmışlar. Bunların toplum üzerinde hakları vardır. müslüman, kimsenin hakkını yemedikten başka, kim olursa olsun muhtaç olanlara yardım etmek ve bir yolla onların ihtiyaçlarını gidermek mecbûriyetindedir. Muhtaç olan akrabanın insanda bir hakkı olduğu gibi, hiç imkânı kalmamış yoksulun ve yolda kalmış bir yolcunun da bütün toplum üzerinde hakkı vardır. Bunları koruyup kollayacak müesseseler yapılmalıdır. Bu hayırlı faaliyetler ve içtimâî hizmetler insanı Allah’ın rızâsına eriştirir. Allah’ın razı olduğu kulların ise kurtuluşa ereceklerinde şüphe yoktur.

Bu âyetlerde müslümanlar, Resûlullah (s.a.s.)’in şahsında hayırlı yollarda harcamaya, muhtaçları koruyup kollamaya teşvik edilirken, Mekke ve Medine dönemlerinde gelen diğer âyetler, toplumun muhtaç kesimlerinin ihtiyacını karşılama hususunu daha teferruatlı bir şekilde tanzim etmiştir. Zekâtın sarf yerlerini belirleyen Tevbe sûresi 60. âyet ile ganimetlerin beşte birinin taksimini bildiren Enfâl sûresi 41. âyet buna misâldir.

Mekke’de ilk nâzil olan sûrelerde Allah yolunda harcamayı; fakir, yoksul ve yetimlere yardımı emreden pek çok âyet nâzil olmuştur. Fakat burada ilk defa, zekâtla mukayese edilerek “faiz”den bahsedilmekte, ileride kesinlikle yasaklanacak olan faizin (bk. Bakara 2/275-279) kötülüğü ile alakalı bir altyapı hazırlığı yapılmaktadır:

Muhtasar Tefsir

-Ey Müslüman!- İyilik ve akrabalık bağı hakkı için akrabalarına hak ettiklerini, muhtaç olanlara ihtiyaçlarını giderecek kadarını, kendi memleketine gitmek için yol bulamayan yolda kalmış kimseye (yardımcı olmak için) ver. Yüce Allah`ın yüzünü isteyenler için, bu belirtilen konularda yardımcı olmaları kendileri için çok hayırlıdır. Bu yardım ve hakları yerine getirenler, Cennette istediklerine nail olup, korktuğu azaptan selamette olarak kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma