Velekad darabnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśelinc vele-in ci/tehum bi-âyetin leyekûlenne-lleżîne keferû in entum illâ mubtilûne
Meal
Doğrusu biz Kur’an’da insanlar için her türden açık misâller, anlaşılır ibretli örnekler vermiş bulunuyoruz. Buna rağmen, sen onlara istedikleri mûcizeyi göstersen bile, inkâr edenler mutlaka: “Siz boş ve saçma şeyler peşinde koşmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz” derler.
Kur'an Tefsiri
Sarsılmaz bir imanla kulak verip itaat edecekler için Kur’ân-ı Kerîm’de insanın hem dünya hem âhiretine lazım olacak her husus beyân edilmiş ve peygamberlerin doğru söylediğine dikkat çeken her türlü misâl verilmiştir. Fakat inkâr edenler için bunlar bir anlam ifade etmez. Onlar ilim ve irfana kulaklarını kapatıp cehâleti tercih ettiklerinden kalpleri mühürlenmiştir. Bu sebeple onların kalpleri gerçeği idrak etme özelliğini kaybetmiştir. Öyleyse onların bu hâline üzülüp zaman kaybetmenin bir anlamı yoktur. Yapılacak iş, tebliğe devam etmek ve bu yolda meşakkatlere sabretmektir. Çünkü Allah’ın mü’minlere zafer, kâfirlere mağlubiyet vaadi gerçektir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Doğrusu, peygamber kıldığımız kullarımız hakkında bizim geçmişte verdiğimiz şöyle bir söz vardır: «Onlara Allah’ın yardımı kesinlikle ulaşacaktır. Neticede üstün gelen, kesinlikle her zaman bizim ordumuz olacaktır.»” (Sâffât 37/171-173)
O halde Allah’ın bu yardım ve zafer müjdesine gönülden inanıp İslâm’a davet vazifesi ciddiyetle sürdürülmeli; yakînî imana sahip olmayan kimselerin ayartmalarına, ayak kaydırmalarına, fitne ile korkutmalarına, alaylarla cesaret kırmalarına, işkenceyle caydırmalarına, tuzaklarıyla kaydırmalarına, bir kısım çıkarlar bahanesiyle uzlaşma çağrılarına ve zihinlere şüphe sokmalarına karşı uyanık olunmalıdır. Bunların böyle menfi ve saldırgan tavırlarına karşı müslüman kuvvetli bir iman, sağlam bir kararlılık, sarsılmaz bir şahsiyet ve hedefine kilitlenmiş mutmain bir gönülle hareket etmelidir.
Rûm sûresi, Cenâb-ı Hakk’ın mü’minlere yardım edeceği ve onlara zafer bahşedeceği müjdesiyle başlamıştı. Biterken de bu müjdeyi tekrarlamakta ve kâfirlerden gördükleri onca işkenceler karşısında Allah Resûlü (s.a.s.) ve beraberindeki mü’minlere öğüt vermekte, onları takviye ve teselli etmektedir. Şimdi, bahsedilen bu öğüt, takviye ve teselliyi ihtivâ ettiği derin hikmetlerle pekiştirip kalplere iyice yerleştirmek üzere Lokmân sûresi geliyor:Muhtasar Tefsir
Ant olsun ki biz, bu Kur`an`da insanlara - onlara verdiğimiz özen sebebiyle- hakkın batıldan açıkça anlaşılması için kendilerine her hususta örnekler verdik. -Ey Resul!- Şayet doğruluğuna işaret eden deliller getirsen, kâfirler sana şöyle der: "Siz ancak asılsız şeyler uydurmaktasınız."