Kul men żâ-lleżî ya’simukum minaAllâhi in erâde bikum sû-en ev erâde bikum rahmetenc velâ yecidûne lehum min dûniAllâhi veliyyen velâ nasîrân
Meal
De ki: “Allah size bir kötülük dilerse sizi O’ndan kim koruyabilir? Yahut size bir rahmet dilerse buna kim engel olabilir? Eğer Allah onları terk ederse, kendilerine Allah’tan başka ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.
Kur'an Tefsiri
Kimin ne zaman öleceği Allah’ın ilminde bellidir. Eceli gelmeden bir insanın ölmesi mümkün olmadığı gibi, eceli gelen bir insanın da ölümünü engelleyecek hiçbir güç yoktur. Bu sebeple ölme veya öldürülme korkusuyla savaştan kaçmak, insanın hayatına bir şey kazandırmayacaktır. Çünkü böyle davranan insan ne bu dünyada ebedî yaşayabilecek, ne de dünyanın tüm servetine sahip olabilecektir. Ancak mukadder olan birkaç yıl daha yaşayacak, yiyip içecek ve mutlaka ölecektir. O halde akıllı insan, ebediyen fayda verecek bir yolu bırakıp çok az bir menfaati tercih etmemeli; Allah yolunda savaşmaktan asla kaçmamalıdır. Hem yaşasa da kalan ömründe ne tür süprizlerle karşılaşacağı belli değildir. Allah onun için kötülük mü dileyecek, rahmet mi isteyecek o da meçhuldür. Hiç kimsenin de Allah’ın takdirini değiştirme imkânı yoktur. O halde kulun tüm varlığı ile Allah’a yönelmesi, yalnız O’nu dost ve yardımcı bilmesi ve her işini O’nun rızâsını arayarak yapması en güvenli yoldur.
Gelen âyetler, savaş durumu karşısında gerçek kimliklerini sergilemeye başlayan münafıkların iç dünyalarına ışık tutmaktadır:Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Eğer Allah, ölüm ve savaş gibi hoş görmediğiniz ya da selamet ve hayır gibi ümit ettiğiniz şeyleri sizin için dilerse, buna kim engel olabilir? Hiçbir kimse buna engel olamaz. Bu münafıklar Allah`tan başka işlerini idare eden bir dost ve de Allah`ın azabından kendilerini koruyacak bir yardımcı da bulamazlar.