Mâ kâne ‘alâ-nnebiyyi min haracin fîmâ feradaAllâhu lehus sunnetaAllâhi fî-lleżîne ḣalev min kablu vekâne emruAllâhi kaderan makdûrân
Meal
Allah’ın kendisine helâl kıldığı bir işi yapmasında Peygamber’e bir vebâl ve engel yoktur. Önceden gelip geçen peygamberler hakkında da Allah’ın takdir ve icraatı böyle câri olmuştur. Allah ne emrederse, o tam yerinde ve kesinlikle uygulanması gereken bir takdirdir.
Kur'an Tefsiri
Eğer bir şeyi Allah Teâlâ mübah ve helâl kılmışsa, hiç kimsenin, hiçbir örf ve adetin onu yasaklama hakkı yoktur. Peygamberin de bu hükme göre amel etmesinde bir zorluk bulunmamaktadır. Nitekim önceki peygamberler de Allah onlara neyi nasıl mübah kılmışsa ona göre davranmışlardır. Helâl hususlarda onlara da bir zorluk ve sıkıştırma yapılmamıştır. Mesela Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman gibi peygamberler, şeriatlerinin müsaadesiyle pek çok evlilik yapmışlar, bu konuda onlara bir yasak konmamıştır. Hz. Yahyâ ile Hz. İsa ise, evlilik kendilerine haram kılındığı için değil, evlenmek istemedikleri ve dinin de bu hususta farziyet bildiren bir hükmü bulunmadığı için evlenmemişlerdir.
Bu vesileyle âyetlerde peygamberlerin üç mühim özelliğine dikkat çekilir:
› Allah’ın gönderdiği vahiyleri, tâlimatları insanlara tebliğ ederler. Dolayısıyla onlar, ister hoşlarına gitsin ister gitmesin, kendilerine gelen ilâhî emirlerin hiç birini gizleme yetkisine sahip değildirler. Eğer bir âyet gizleyecek olsalar, elçilik vazifelerini yapmamış olurlar. (bk. Mâide 5/67)
› Sadece Allah’tan korkarlar. Yaptıklarının O’nun emrine uygun olmasına son derece dikkat gösterirler.
› Allah’tan başka hiçbir kimseden korkmazlar. Bu sebeple, eğer yaptıkları Allah’ın emrine uygunsa insanların ne diyeceğine aldırış etmezler. Onların tüm hesapları Rableri iledir. Çünkü kulu esas hesaba çekecek ve ona göre karşılık verecek tek merci Allah’tır.
Gelen âyet-i kerîme tekrar İslâm düşmanlarının Peygamberimiz (s.a.s.)’in evliliğiyle alakalı ileri sürdükleri suçlamaları reddeder:Muhtasar Tefsir
Nebi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e evlatlık edinme yolu ile evlat edindiği oğlunun hanımı ile Allah’ın kendisine helal kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hususta bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus yani evliliğin tamamlanması ve evlatlığın iptal edilmesi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiçbir kimse yoktur.