Velleżîne se’av fî âyâtinâ mu’âcizîne ulâ-ike lehum ‘ażâbun min riczin elîmin
Meal
Âyetlerimizi iptal edip hükmünü geçersiz kılmak için birbirleriyle yarışırcasına çalışanlara gelince, onlara en kötüsünden pek acı bir azap vardır.
Kur'an Tefsiri
O zaman henüz müşrik olan Ebu Süfyan’ın, Mekkeli kâfirlere: “Lât ve Uzzâ adına yemin ederim ki, kıyâmet bize ebediyen gelmeyecek ve biz asla diriltilmeyeceğiz” demesi üzerine bu âyetler nâzil oldu. (Kurtubî, el-Câmi‘, XIV, 260) Halbuki bizim göremediğimiz, bilemediğimiz, duyularımızın tamamen ötesinde olan gayb âlemini bilen, zerre[1] miktarı bir şeyin bile kendisinden gizli kalamadığı, zerreden daha küçük ve daha büyük her şeyi Levh-i Mahfuz’da yazmış olan Allah, “Kıyâmet kopacak!” diyorsa elbette kopacaktır. Bunun aksini iddia etmenin bir mânası yoktur. İlâhî hikmet ve adâletin yerini bulması, iyilerle kötülerin farkı ortaya çıkıp herkesin lâyık olduğu neticeye ulaşması için, aklen de, âhiretin varlığı zarûridir.
Kur’an’ın haber verdiği hakîkatler karşısında gerçek ilim sahiplerinin hâline gelince:[1] Üçüncü âyette küçüklüğü ifade etmek üzere ذَرَّة (zerre) kelimesi kullanılmaktadır. Zerre, bütünün özelliklerini taşıyan en küçük parça olarak alındığında, bundan molekül anlaşılır. Ondan daha küçüğü de atom demek olur. Şâyet zerreyi bugünkü anlayışa uygun şekilde atom olarak anlarsak, ondan küçük olan şey de atom-altı parçacıklar olur. Her iki şıkta da, Kur’an’ın “zerreden daha küçük” olarak haber verdiği şeyin altında keşfi geleceğe ait ilmî bir gerçeğin varlığı belli olmaktadır. Ayrıca “atom ağırlığı” olsun, “molekül ağırlığı” olsun, bunlar birer birim olarak bilimde yer almıştır. Âyetteki “zerre ağırlığı” deyimi, bu açıdan da dikkat çekmektedir. Açıkçası Kur’an, indirilişinden yüzyıllarca sonra gelecek insanlarla konuşurken onların dilini kullanıyor. Biz de bunu dinliyor ve onun Allah kel3amı olduğunu tasdik ediyoruz. (Kandemir ve diğerleri, II, 1471)
Muhtasar Tefsir
Allah`ın indirmiş olduğu ayetlerini boşa çıkarmak için çabalayarak amel eden ve ayetlerimiz hakkında; "Bu bir sihirdir!" diyen ve resulümüz hakkında da; "Bu bir kâhin ve şairdir." diyenler var ya; işte bu sıfatları kendisinde barındıran kimseler için kıyamet günü azabın en şiddetlisi ve en kötüsü vardır.