Velev terâ iż fezi’û felâ fevte veuḣiżû min mekânin karîbin
Meal
Rasûlüm! Kâfirleri kıyâmet günü korkuya kapılarak dehşete düştükleri zaman bir görsen! Öyle ki, artık azaptan kaçıp kurtulacak hiçbir çâreleri kalmamıştır. Çünkü cehenneme çok yakın bir yerde yakalanmışlardır.
Kur'an Tefsiri
Ölüm anında zebânîler onları kıskıvrak yakalayacak, korkudan dehşete düşecekler, fakat kaçmaları mümkün olmayacak. İnanmadan ölüp gidecekler. Kabirden kalkarken dehşete düşecekler, yardım eden olmayacak. Cehennemin yakınlığını iyice hissetmeye başladıkları mahşerde dehşete düşecekler, kaçış ve kurtuluş olmayacak. Kıskıvrak yakalanıp cehenneme atılacaklar. Dünyadayken ve fırsat varken inkâr ettikleri için, artık orada Peygamber’e iman etmelerinin bir faydası yoktur. Tekrar dünyaya dönüp iman etmeleri ve yanlışlarını düzeltmeleri de mümkün olmayacaktır. Böyle olunca da, dünyada ölüm onları sevdiklerinden ayırdığı gibi, âhirette de cehennem onları tüm arzu duydukları şeylerden ayıracaktır. Onlarla, tekrar dünyaya dönüp iman etme gibi boş arzularının arasına, bir daha ebediyen kalkmayacak bir perde çekilecektir. O halde bizi ölüm anında ve âhirette böyle çaresiz bırakan inkâr, şirk ve şüphelerden uzaklaşıp, doğru yol rehberimiz Kur’an’ın aydınlığında ve ebedî önderimiz Peygamber (s.a.s.) izinde yürüyerek bu engelleri aşmaya, ebedî arzumuz olan cennet ve cemâlullâha ermeye çalışmalıyız.
Allah’a hamd ile başlayan Sebe’ sûresinin âhirette kâfirlerin böyle dehşetli bir azâba yakalanacaklarını haber veren bu âyetlerinden sonra, hem Peygamberimiz (s.a.s.)’e hem de mü’minlere büyük bir müjde ve Allah’ın bütün kullarına büyük bir nimet olması cihetiyle şimdi gelen Fâtır sûresinin de aynı şekilde hamd ile başlaması ne kadar münâsip ve güzel düşmektedir:Muhtasar Tefsir
Ey Resul! O yalanlayanlar, kıyamet günü azabı bizzat gördüklerinde bundan kaçacakları ve sığınacakları bir sığınak yoktur. Onlar, ilk andan ve işin başından itibaren yakın bir yerden yakalanıvermişlerdir. Eğer sen bu durumu görseydin şaşılacak bir şey görmüş olurdun.