Eve lem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne kânû min kablihimc kânû hum eşedde minhum kuvveten ve âśâran fî-l-ardi feeḣażehumuAllâhu biżunûbihim vemâ kâne lehum minaAllâhi min vâkin
Meal
Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelip geçen zâlimlerin âkıbetinin nasıl olduğuna hiç ibretle bakmazlar mı? Üstelik onlar gerek askerî, siyâsî ve iktisâdî güç bakımından, gerekse dünyada meydana getirdikleri eserler bakımından kendilerinden daha üstünlerdi. Buna rağmen Allah, işledikleri günahlar yüzünden onları korkunç bir azapla kıskıvrak yakalayıverdi. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse çıkmadı.
Kur'an Tefsiri
Her bakımdan daha güçlü ve üstün hususiyetlere sahip olan önceki toplumlar, hakka düşmanlıkları sebebiyle tepelerine inen ilâhî azap kamçısını geri çevirmeye güç yetiremediklerine göre, onlardan daha zayıf kimselerin buna hiç mukâvemet edemeyecekleri âşikârdır.
Peygamberlerin getirdiği “beyyinat” şunlar olabilir:
› Allah tarafından gönderilen peygamberlerin bizzat kendileri,
› Peygamberlerin getirdiği mesaj,
› Peygamberlerin doğruluğunu ispatlayan mûcizeler,
› Dünya hayatı hakkında konulan ilâhî kanunlar.
Bu deliller ve kanunlar; dürüstlüğü, güzel ahlâkı ve sâlih amelleri öğreten, aynı zamanda kendisi de bu kanunlara uygun yaşayan dürüst bir insanın yalancı ve menfaatçi olmadığının açık bir kanıtıdır.
Şimdi bir peygamber ve ona karşı geldikleri için helâke uğrayan bir toplumun örneği verilmek üzere buyruluyor ki:Muhtasar Tefsir
Bu müşrikler yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki geçmiş ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünsünler. Muhakkak ki onların sonu çok kötü oldu. O ümmetler bunlardan daha güçlü idiler. Yapmış oldukları bina ile yeryüzünde onlardan daha fazla etkili oldular. Günahları sebebiyle Yüce Allah onları helak etti. Yüce Allah`ın onları cezalandırmasına mani olacak kimseler de yoktu.