Ve kâle-lleżî âmene yâ kavmi-ttebi’ûni ehdikum sebîle-rraşâdi
Meal
O mü’min adam nasihatlerine şöyle devam etti: “Ey kavmim! Gelin bana uyun ki size doğru yolu göstereyim.”
Kur'an Tefsiri
O mü’min zât ne kadar yumuşak, ne kadar gönül okşayıcı ve cezp edici bir üslupla konuşuyor. Âdeta sözlerinin her kelimesinden, her harfinden şefkat ve merhamet damlıyor. O yüce hakîkatleri bütün samimiyeti ve içtenliği ile, bereketli bahar yağmurlarının toprağa işlemesi gibi kalplere sindiriyor. Akılları tefekküre, gönülleri intibâha çağırıyor. Ebedî diriliş ve kurtuluşun reçetesini yazıyor, yolunu gösteriyor.
Yüce Allah’ın hikmeti, kullarına merhametinden ve onların güçsüzlüğünü en iyi takdir ettiğinden onların iyiliklerine kat kat mükâfat vermeyi, kötülüklerini ise katlamamayı gerektirmiştir. Merhametli Rabbimiz, iyiliğin önünde birçok engel bulunduğundan yapılan iyiliklerin sevabını katlamakta ve bunları kötülüklere kefaret yapmaktadır.
Bu mü’min adam, halkını kurtuluşa çağırırken onların, kendisini ateşe çağırmalarına bir mâna verememekte ve onlara şöyle çıkışmaktadır:Muhtasar Tefsir
Firavun`un ailesinden iman eden o adam kavmine nasihat ederek ve onları hak yola irşat ederek şöyle dedi: "Ey Kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim ve hakkı göstereyim."