Keżżebet kablehum kavmu nûhin vel-ahzâbu min ba’dihims ve hemmet kullu ummetin birasûlihim liye/ḣużûhus ve câdelû bilbâtili liyudhidû bihi-lhakka feeḣażtuhums fekeyfe kâne ‘ikâbi
Meal
Bunlardan önce Nûh kavmi ve onların ardından da nice topluluklar peygamberleri yalanladılar. Her topluluk kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya kalktı ve hakkı ortadan kaldırmak için bâtıla sarılarak mücâdele etti. Ben de onları kıskıvrak yakalayıverdim. Benim azabım nasılmış, gördüler. Ey kâfirler siz de göreceksiniz!
Kur'an Tefsiri
Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele etmek, yersiz ve mânasız itirazlarla onlar hakkında tartışmak ve onları başkalarını şüpheye düşürecek şekilde tevile kalkışmak küfürdür. Böyle yapanlar, ancak inkâr edenlerdir. Çünkü bu, kalbe sinen küfrün ve Allah’a olan düşmanca tavrın açık bir göstergesidir. Zira dürüst bir insan muhalif olsa bile, karşısındaki kişinin doğru olan sözünü kabul eder. Fakat kötü niyetli bir insan, muhalif olduğu kimseyi sırf yenilgiye uğratabilmek için doğruluğu kesin ve açık bir sözü bile yanlış görmeye çalışır. Bunun içindir ki, kâfirlerin bu inatkarâne mücâdeleleri karşısında, Kur’ân-ı Kerîm’in hakîkatlerini açıklamak, müşkillerini gidermek, müteşâbihlerini aydınlatmak, inkârcıların aleyhteki itirazlarını cevaplandırmak ve böylece mü’minin ilim, irfan, ahlâk ve adabına yaraşır bir şekilde mücâdele etmek en büyük bir cihattır. Mü’minler bu cihattan geri durmamalıdırlar. Allah bu hususta onlara yardımcı olacaktır. Nitekim Hz. Nûh’un kavmi ve ondan sonra gelen toplumların durumu bu hususta ilâhî adâletin nasıl tecelli ettiğinin açık belgeleridir. Onlar da peygamberlerini yalanladılar, hatta onları öldürüp yok etmeye azmettiler. Bir kısım bâtıl iddialar ileri sürerek, onlar vasıtasıyla hakkın ayağını kaydırma, yıkıp ortadan kaldırma yolunda ciddi mücadeleler verdiler. Fakat netice şu oldu: Allah onların hepsini kıskıvrak yakalayıp helak etti. Peygamberleri o zalimlerin elinden selâmete eriştirdi. İşte bu gerçek, bundan böyle de Allah’ın ayetleriyle mücâdele edeceklere mühim bir uyarı ve açık bir tehdittir.
Mü’minlere gelince, onların Allah katındaki dereceleri o kadar yücedir ki:Muhtasar Tefsir
Bunlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Bunun akabinde Âd, Semûd, Lût kavmi, Medyen ashabı ve Firavun da yalanlamıştı. Bu ümmetlerden her biri resullerini yakalayıp öldürmeye azmetmişlerdi. Hakkı yok etmek için elindeki batıl ile tartıştılar. Bu ümmetlerin hepsini kıskıvrak yakaladım. Onlara verdiğim cezamı düşün. O ceza çok şiddetli bir cezaydı.