Kâlû eve lem teku te/tîkum rusulukum bilbeyyinâtis kâlû belâc kâlû fed’ûk vemâ du’âu-lkâfirîne illâ fî dalâlin
Meal
Cehennem bekçileri: “Size peygamberleriniz apaçık deliller getirmemiş miydi?” diye soracaklar, onlar da: “Evet, getirmişlerdi, fakat biz inkâr etmiştik” diye cevap verecekler. Bunun üzerine bekçiler: “Madem öyle, biz değil, kendiniz Allah’a yalvarın! Ama bilin ki, kâfirlerin yalvarmaları boşa gitmeye mahkûmdur” diyecekler.
Kur'an Tefsiri
Ebu’d-Derdâ (r.a.)’den rivayete göre Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Cehennemlikler üzerine açlık belası salınacak, öyle ki bu açlık, içinde bulundukları azaba denk gelecek. Açlıktan kurtulmak için imdat dileyecekler, bu sefer onlara ne doyuran, ne de açlığa karşı bir faydası olan ضَر۪يعٌ (darî‘) denilen yiyecek verilecek. Onu yiyecekler, fakat onlara hiçbir faydası olmayacak. Yine imdat dileyecekler, bu sefer onlara boğazda tıkanıp kalan bir yiyecek verilecek ve bu boğazlarına tıkanıp kalacak. Dünyada iken boğazlarına tıkanan lokmaları suyla aşağı doğru indirdiklerini hatırlayacaklar. Bu sefer imdat dileyerek kendilerine içecek bir şeyin verilmesini isteyecekler. Bu sefer onlara kancalar ile kaynar su getirilecek. Bu kaynar su yüzlerine yaklaştırıldığında yüzlerini yakıverecek. Karınlarına ulaştığında bağırsaklarını ve karınlarında bulunan ne varsa her şeyi paramparça edecek. Bu sefer meleklerden yardım isteyecekler ve aralarında bu âyetlerde yer alan konuşma geçecek.” (Tirmizî, Cehennem 5/2586)
Meleklerin, “kendiniz yalvarın” sözünde, onların dualarına icâbet edilebileceği konusunda bir ümit verme kastı yoktur. Bununla kâfirlere asla şefaat etmeyeceklerini haber verirler. Bir de artık dualarının kabul edilebileceği gibi bir düşünceyi tamamen unutmalarını telkin ederler. Ne kadar yalvarsalar da boşunadır. Çünkü bu, yapılması gereken bir zamanda yapılmamıştır.
Bütün bunlar inkârcıları bekleyen hazin âkibetler, tahammülü imkansız acı felâketlerdir. Peygamberlerin ve onlara inananların durumu ise elbette farklı olacaktır:Muhtasar Tefsir
Cehennem bekçileri kâfirlere cevap vererek şöyle derler: "Peygamberleriniz size sapasağlam ve apaçık deliller getirmemiş miydi?" Kâfirler: "Evet, bize sapasağlam ve apaçık deliller getirdiler." Cehennem bekçileri onlarla alay ederek derler ki: "Öyleyse kendiniz yalvarın, bizler kâfirlere şefaatçi olmayız." Kâfirlerin ettiği dua, küfürleri sebebi ile onlardan kabul edilmediği için zayi olmuş ve geçersizdir.