Felem yeku yenfe’uhum îmânuhum lemmâ raev be/senâs sunnetaAllâhi-lletî kad ḣalet fî ‘ibâdihis ve ḣasira hunâlike-lkâfirûne
Meal
Oysa azabımızı gördükten sonra inanmaları onlara bir fayda sağlayacak değildi. Allah’ın, kulları hakkında uygulayageldiği ve kıyâmete kadar da devam edecek sosyolojik kanunu böyledir. İşte o zaman kâfirler hüsrâna uğrayacaklardır.
Kur'an Tefsiri
Son olarak sayılarının çokluğuna; askeri, siyâsî ve iktisâdî güçlerinin üstünlüğüne; dünyada kültür ve medeniyet adına meydana getirdikleri eserlerin sağlamlığına ve vahiyden bağımsız olarak sahip oldukları bilgi ve bilime güvenip böbürlenerek peygamberlerin getirdiği ilâhî tâlimatlara ihtiyaç duymayan, onları hiçe sayan inkârcı zihniyetlere büyük bir tehdit gelmektedir. İnkârlarının cezası olarak tepelerine ilâhî azap indiğinde kazandıkları bu şeyler kendilerine hiçbir fayda sağlamayacak, azabı onlardan savamayacaktır. Kızıl Deniz’de boğulacağını yakînen anlayan Firavun gibi, Allah’ın şiddetli azabını görünce, şirkten vazgeçip Allah’ın birliğine inandıklarını söyleseler de, artık âhiret perdelerinin açılmaya başladığı böyle bir durumda imanları onlara bir fayda vermeyecektir. Çünkü tevbe ve iman ancak azap ve ölüm gelmeden önce bir fayda sağlar. Azap ve ölüm geldikten sonra imanın bir faydası yoktur. Bu Allah Teâlâ’nın başlangıçtan beri kulları hakkında uyguladığı sosyolojik bir kanundur. Kıyamete kadar da bu kanun böylece devam edecektir. Bu kanuna göre, kâfirler, küfürde kaldıkları sürece kaçınılmaz olarak hüsrâna uğrayacaklardır. O halde tek çıkar yol; küfrü, şirki, Allah ve Peygamber düşmanlığını terk edip nasûh bir tevbe, kuvvetli bir iman, yeni bir aşk ve heyecanla İslâm’a dönmektir!
Mü’min sûresinin sonunda yer alan kâfirlere yönelik tehdîdi, daha ayrıntılı ve örneklerle açıklamak üzere Fussilet sûresi gelmektedir:Muhtasar Tefsir
Azabımızın indiğini gördükleri vakit iman etmeleri onlara fayda vermedi. Azap kendilerine indiğinde fayda vermemesi Yüce Allah`ın kulları hakkında süre gelen kanunudur. Kâfirler, Allah`ı küfretmeleri ve azap kendilerine tayin edilmeden önce tövbe etmemeleri sebebi ile kendi nefislerini helaka sürükleyerek azap indiğinde hüsrana uğradılar.