Ve kayyadnâ lehum kuranâe fezeyyenû lehum mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum ve hakka ‘aleyhimu-lkavlu fî umemin kad ḣalet min kablihim mine-lcinni vel-insis innehum kânû ḣâsirîne
Meal
Biz onlara öyle kötü arkadaşlar musallat ettik ki, bunlar yaptıkları ve yapacakları bütün kötülükleri onlara süslü ve câzip gösterdiler. Böylece, kendilerinden önceki cin ve insan topluluklarının başına gelen azap sözü, onlar için de kaçınılmaz oldu. Gerçekten onlar, büyük bir hüsrâna uğramışlardır.
Kur'an Tefsiri
Sünnetullâh gereği iyi insanlara iyi insanlar arkadaş olur, kötü insanlara kötü insanlar arkadaş olur. Bir insan kötülüğe ve sapıklığa ne kadar batarsa, o derece kötü arkadaşlar edinir. Şeytanlar onun dostu olurlar. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Kim Rahman’ı hatırından çıkarıp öğüt ve uyarılarla dolu Kur’an’ı görmezlikten gelirse, biz ona bir şeytan sardırırız da, artık o şeytan onun ayrılmaz yoldaşı olur. Bu şeytanlar onları Allah’a giden yoldan çıkarırlar; onlar ise hâlâ kendilerini doğru yolun üzerinde sanırlar. Sonunda hesap vermek üzere huzurumuza geldiklerinde ise o yoldaşına: «Keşke seninle aramız doğu ile batı arası kadar uzak olsaydı. Sen meğer ne kötü arkadaşmışsın!» diyecek. Bu temennî ve pişmanlığınız bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü dünyada iken birlikte zulmettiniz. Şimdi de azabı birlikte çekeceksiniz!” (Zuhruf 43/36-39)
Âhiretten gâfil bir halde günahlar içinde yaşayan o insanların etrafını, yumurta kabuğunun yumurtayı sardığı gibi saran kötü arkadaşlar, onlara “önlerinde ve arkalarında olan şeyleri”, yaptıkları ve yapacakları günahları süslü, şirin ve câzip gösterirler. “Önlerindeki şeyler”den maksat, içinde yaşadıkları dünya işleri ve onun bayağı zevkleri olabilir. Bunları çekici gösterip onları bütünüyle dünyaya bağlayarak günah ve isyanlara boğulmalarını sağlarlar. “Arkalarındaki şeyler”den maksat da ölüm sonrasıyla alakalı şeyler olabilir. Onları aldatarak yeniden diriliş, hesap, cennet, cehennem gibi istikbâle ait inanç esaslarını inkâr ettirirler. Bu yönüyle âyet-i kerîme, insanın içinde yaşadığı içtimâî muhîtin, etrafını saran arkadaş çevresinin ve bunlarla olan dostluk ilişkilerinin, inanç ve amel bakımından yürüyeceği yolu belirleme ve o yolda ilerleme bakımından ne kadar tesirli olduğuna dikkat çekmektedir.
Gerçeklerin iç yüzü böyleyken:Muhtasar Tefsir
Bu kâfirlere eşlik edecek yakın arkadaşlar hazırladık. Dünyada yapmış oldukları kötü amelleri onlara süslü gösterdiler. Arkalarına bırakıp, attıkları ahiret ile ilgili hususları güzel gösterip, onu hatırlamayı ve onun için amel etmeyi unutturdular. Kendilerinden önce geçmiş cin ve insan toplumlarına gerçekleşen azap sözü, bunlar üzerine de gerçekleşmişti de onlar, kıyamet günü kendileri ve aileleri cehenneme girerek hüsrana uğrayanlar olmuşlardı.