İnne-lleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti lehum ecrun ġayru memnûnin
Meal
İman edip sâlih ameller işleyenler için ise, ardı arkası kesilmeyecek bir mükâfat vardır.
Kur'an Tefsiri
Peygamber de bir insandır. Fakat ona vahiy gelmekte ve Allah’ın dinini insanlara tebliğ etmektedir. Bu dinin esası Allah’ın tek ilâh olduğunu kabul etmek, O’nun emrettiği kanunlar çerçevesinde istikâmet üzere bir kulluk yapmak ve hatalı davranışlarımız sebebiyle de O’ndan dâima bağışlanma dilemektir. Zıddını söylemek gerekirse Allah’tan başka hiç kimseyi ilâh yerine koymamak, onlara boyun eğmemek ve Allah’tan başkasının belirlediği kanunlara, nizamlara, örf ve âdetlere uymamaktır. Tevhid ehli kâmil bir mü’min ve müslüman olmaktır. Dolayısıyla bu dini kabul etmeyip şirke düşen, imandaki sadakati gösteren zekât emrini yerine getirmeyen ve dinin en çok üzerinde durduğu bir hakikat olan âhirete inanmayan kimselerin âkıbetleri berbat ve hüsrân olacaktır. Bu dini kabul edip iman ve sâlih amellerle ömrünü geçirenlerin ise mükâfatları kesintisiz devam edecektir. Bu mükafatlar için başa kakma da olmayacaktır. Ayrıca kalplerindeki kulluk niyeti sağlam olduğu sürece, hastalık, kötürümlük, yaşlılık gibi bir kısım mazeretler sebebiyle yapamadıkları ibâdet ve taatlerin sevabını da Allah onlara kesintisiz verecektir.
İnkâr bataklığına saplanmış olanlar, karşılarında dikili duran şu muazzam deliller üzerinde düşünseler, belki gittikleri yolun yanlışlığını fark edip gerçeği kabule yönelebilirler. Bunun için:Muhtasar Tefsir
Allah`a iman eden ve salih ameller işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır. O da cennettir.