Ve ce’alehâ kelimeten bâkiyeten fî ‘akibihi le’allehum yerci’ûne
Meal
İşte bu sözleri Allah, İbrâhim’den sonra gelenler arasında ebedî kalacak bir düstûr hâline getirdi ki, insanlar onun bu vasiyetini hatırlayıp yeniden tevhid inancına dönsünler.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ, hem Araplar hem de yahudi ve Hristiyanlar nezdinde büyük bir itibara sahip olan Hz. İbrâhim’i misal vererek, muhataplara tesir etmesi açısından onun dilinden tevhid hakîkatini beyân eder. “Eğer Hz. İbrâhim’i seviyor ve ona saygı duyuyorsanız, siz de onun sevdiğini sevmeli, onun saygı duyduğuna saygı duymalı, onun terk ettiklerini siz de terk etmelisiniz” mesajını verir. İbrâhim (a.s.)’ın burada dikkatlere sunulan en mühim icraatı, babasına ve kavmine meydan okuyup putları terk ederek yalnızca Allah’a kulluğa yönelmiş olmasıdır. Cenâb-ı Hak, onun tam mânasıyla kavrayıp bir hayat nizamı olarak tatbik ettiği tevhid inancını, ondan sonraki nesiller içinde de devam edecek kalıcı bir düstûr kılmıştır. Gerçekten de Hz. İbrâhim’den günümüze kadar tevhid ehli insanlar hep var olagelmiştir, her daim de var olacaktır. Tevhid gerçeğini duyan nice insan, içinde bulunduğu gafletten uyanıp o gerçeği yakalama imkânı bulacaktır.
Şimdi sıra, aralarından son olarak dünyanın gidişatına damgasını vuracak peygamberin çıktığı Mekkelilerdedir:Muhtasar Tefsir
İbrahim, kelime-i tevhidi (Lâ ilâhe illallah`ı) zürriyetinde kendisinden sonra gelecek olanlarda devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Hâlâ aralarında Allah`ı birleyenler ve O`na hiçbir şeyi şirk koşmayanlar vardır. (Zürriyetinin) O`na şirkten ve günahlardan tövbe ederek dönmeleri ümidiyle bıraktı.