Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Zuhruf Sûresi Tefsiri

Zuhruf Sûresi 39. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ٣٩

Velen yenfe’akumu-lyevme iż zalemtum ennekum fî-l’ażâbi muşterikûne

Meal

Bu temennî ve pişmanlığınız bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü dünyada iken birlikte zulmettiniz. Şimdi de azabı birlikte çekeceksiniz!

Kur'an Tefsiri

 “Rahman’ın zikri”nden maksat, hem Allah Teâlâ’yı hatırlamak, hem de Allah Teâlâ’nın en büyük zikri olan; O’nu, O’nun emir ve yasaklarını hatırlatan Kur’ân-ı Kerîm’dir. Zaten bunlar birbirine yakın ve aynı neticeyi hâsıl edecek mânalardır. Allah’ı unutan, O’nun zikrinden gâfil kalan kimseye Cenâb-ı Hak hemen bir şeytan Musallat eder. O şeytan onun en yakın arkadaşı oluverir. Onu Allah’ın razı olduğu niyet, söz, fiil ve amellerden uzaklaştırır. Aksine Allah’ın râzı olmadığı niyet, söz, fiil ve amellere yönlendirir. Kur’ân-ı Kerîm de en büyük zikirdir. Her âyeti, her kelimesi Allah’ı hatırlatır. O ilâhî öğüt ve ikazlarla doludur. O, hayat kitabımızdır. Hayatımızın her alanını tanzim eden itikat, ibâdet, ahlâk ve âdâb hükümleriyle doludur. Kur’an’ı ve onun uygulamalı bir tefsiri olan sünnet-i seniyyeyi hayatının her sahasına aksettiren müslüman şeytanın ortak olacağı açık bir alan bırakmamış olur. Fakat Kur’an’ın beyân buyurduğu hayat tarzını göz ardı eden ve onun dışında bir hayat tarzı benimseyen kişilere Allah’ın psikolojik ve sosyolojik bir kanunu olarak hemen bir şeytan Musallat edilir. Onun dostu şeytan olur. Demek ki insan için iki ihtimal söz konusudur. Ya Allah’ın dostu olacaktır veya şeytanın. Şurası kesin bir durum arz etmektedir ki, Allah’ın dostluğuna layık işler yapan Allah’ın dostu olacak, şeytanın dostluğuna layık işler yapan da şeytanın dostu olacaktır. Şüphesiz iki dostluğun neticeleri farklıdır: Allah’ın dostluğu insanı karanlıklardan kurtarıp aydınlığa çıkardığı ve ebedi nimetlere eriştirdiği halde, şeytanın dostluğu bu âyetlerde de haber verildiği üzere insanı çaresi olmayan bir hasret, nedamet, pişmanlık ve azaba uğratacaktır. Nitekim konuyla ilgili diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:

“Allah, iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin dostları ise şeytânî güçler olup onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar cehennemin yoldaşlarıdır ve orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 2/257)

“Kim benim kitabıma sırt döner ve beni anmaktan uzak durursa, şüphesiz dünyada onun için sıkıntılı, dar bir geçim vardır; kıyâmet günü de onu kör olarak diriltip huzurumuza getireceğiz. O, «Rabbim! Beni niçin kör olarak dirilttin? Oysa ben dünyada gözleri gören biriydim» diye itiraz edecek. Allah şöyle buyuracak: «Evet, böyle! Âyetlerimiz sana geldiğinde sen onları nasıl unutup bir kenara attıysan, bugün de sen işte öylece unutulur, bir kenara atılırsın!»” (Tâhâ 20/124-126)

Meselenin âhiret boyutunu haber veren bu gerçekler ışığında Yüce Rabbimiz Resûlullah (s.a.s.)’i teselli maksadıyla şöyle buyurmaktadır:

Muhtasar Tefsir

Yüce Allah, kıyamet gününde kâfirlere şöyle buyurur: "Azaba ortak olmanız, bugün size asla fayda vermeyecektir. Siz, şirk koşarak ve günahlar işleyerek kendi nefislerinize zulmettiniz. Ortaklarınız sizin göreceğiniz azaptan herhangi bir şeyi asla kaldırmazlar."

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma