Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Zuhruf Sûresi Tefsiri

Zuhruf Sûresi 57. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ ٥٧

Velemmâ duribe-bnu meryeme meśelen iżâ kavmuke minhu yasiddûne

Meal

Rasûlüm! Meryem oğlu İsa’nın yaratılışı, birliğimiz ve kudretimizin bir delili olarak zikredilince senin kavmin bundan keyiflenip haykıra haykıra gülmeye başladılar:

Kur'an Tefsiri

Rivayete göre, “Ey zâlimler! Şüphesiz siz de, Allah’ı bırakıp taptığınız putlar da birer cehennem odunusunuz. Hepiniz birlikte oraya varacaksınız” (Enbiyâ’ 21/98) ayeti nâzil olunca, Abdullah  b. Ziba’râ: “Bu, bize ve ilâhlarımıza mı, yoksa bütün ümmetlere şamil bir hüküm mü?” dedi. Peygamberimiz (s.a.s.): “Hayır, bütün ümmetlere şamil bir hüküm” buyurdu. Bunun üzerine Abdullah: “Ben seni yendim; Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki sen, Meryem oğlu İsa’nın peygamber olduğunu iddia etmedin mi? İsa ve annesini hayırla yâd etmiyor muydun? Sen Hristiyanların İsa ve annesine; yahudilerîn Uzeyr’e taptıklarını ve meleklere de tapıldığını biliyorsun. Eğer bunlar cehennemde olacaklarsa biz, hem bizim hem de ilâhlarımızın onlarla beraber olmasına çoktan razıyız” dedi. Resûlullah (s.a.s.) sustu, kâfirler güruhu sevindiler, güldüler ve çığlıklar attılar. O sırada, “Buna karşılık kendilerine tarafımızdan ebedî mutluluk takdir edilmiş olanlara gelince, onlar cehennemden uzak tutulacaklardır” (Enbiyâ’ 21/101) ayeti nâzil oldu. İşte bu, Zuhruf sûresi 57. ayet de o zaman nâzil oldu. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XXVII, 189)

Yine rivayete göre az önce bahsedilen Enbiyâ 98. âyet nâzil olunca Kureyş müşrikleri: “O halde Hristiyanların taptıkları Meryem oğlu İsa’nın durumu ne olacak?” dediler. Peygamberimiz (s.a.s.): “O, Allah’ın kulu ve resûlüdür” buyurdu. Bunun üzerine onlar: “Görmüyor musunuz bu adam, Hristiyanların Meryem’in oğlunu rab edindikleri gibi bizim, kendisini rab edinmemizi istiyor” dediler. Bunun üzerine: “Onlar, gerçeği öğrenmek değil, sırf seninle tartışmak için böyle bir karşılaştırmaya ve itiraza yöneldiler. Zaten onlar son derece kavgacı bir topluluktur” (Zuhruf 43/58) âyeti indi. (Taberî, XXV, 110-111)

Halbuki Hz. İsa, hakkında tartışılacak ve dedikodu yapılacak biri değildir. Aksine, Allah’ın peygamberlik nimetine eriştirdiği, babasız dünyaya getirmek suretiyle kudretini gösteren ibretli bir delil yaptığı ve peygamber olarak gönderildiği insanların yollarını düzeltmeleri için güzel bir numûne kıldığı müstesnâ bir şahsiyettir.

Yoksa:

Muhtasar Tefsir

Müşrikler, Hristiyanların kendisine ibadet ettiği İsa`nın Allah Teâlâ`nın şu ayetinin umumuna dahil olduğunu zannettiler: "Siz ve Allah`ı bırakıp da kulluk ettiğiniz şeyler, cehennemin odunusunuz. Oraya gireceksiniz." (Enbiya Suresi: 98) Şüphesiz Yüce Allah, putlara ibadet etmeyi yasakladığı gibi ona ibadet etmeyi de yasaklamıştır. -Ey Resul!- Kavmin tartışmada gürültü ve patırtı çıkararak sözlerini şöyle sürdürürler: "Biz ilahlarımızın İsa`nın derecesinde olmalarına razıyız." Yüce Allah onlara cevap olarak şu ayeti indirmiştir: "Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.`` (Enbiya Suresi: 101)

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma