Kul lilleżîne âmenû yaġfirû lilleżîne lâ yercûne eyyâmaAllâhi liyecziye kavmen bimâ kânû yeksibûne
Meal
İman edenlere söyle, Allah’ın hesâba çekip ceza vereceği günlerin gelip çatacağını beklemeyenleri bağışlasınlar; sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler. Çünkü neticede Allah, her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.
Kur'an Tefsiri
Hususiyle Mekke döneminde müslümanlar müşriklerden çok eziyet görüyorlardı. Hakarete uğruyorlardı. Dille, elle sataşmalar ve çeşitli işkenceler söz konusuydu. Zaman zaman sahâbe-i kirâmın fiilî olarak bunlara mukabele etme teşebbüsleri oluyor ve Efendimiz (s.a.s.)’den müsaade talepleri gündeme geliyordu. Dönemin şartları da dikkate alınarak mü’minlerden, esas kulluk vazifelerine yönelmeleri, sâlih amellerle meşgul olmaları istenmekte; böyle önemsiz şeylerle uğraşarak enerjilerini boşa harcamamaları tavsiye olunmaktadır. Çünkü Allah’ın insanları hesaba çekip cezalandıracağı güne inanmayanlar, zaten büyük bir gaflet ve hüsran içindedirler. Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak, Allah onları mutlaka cezalandıracaktır. O halde oların ufak tefek sataşmalarını bağışlamak, kalplerinin yumuşamasını sağlamak, böylece belki hidâyetlerine bir kapı aralamak, hem mü’minin şerefini yüceltecek, hem de o hidâyet mahrumu insanların kurtuluşuna vesile olabilecektir.
Nitekim İsrâiloğulları’nın hâli, bu konuda ibret alınacak ne güzel misaldir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Allah`a iman eden ve resullerini tasdik edenlere söyle. Sizlere kötülük yapan kâfirleri ve Allah`ın nimetlerine veya gazabına aldırış etmeyenleri bağışlayınız. Şüphesiz Allah, sabreden Müminleri ve dünyada yapmış oldukları kötü amellerle hakka tecavüz eden kâfirlerin yaptıklarının karşılığını verecektir.