Śumme ce’alnâke ‘alâ şerî’atin mine-l-emri fettebi’hâ velâ tettebi’ ehvâe-lleżîne lâ ya’lemûne
Meal
Rasûlüm! Şimdi de seni, bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettikleri bu dinde yeni bir şeriat, mükemmel bir hukuk düzeni ile görevlendirdik. Öyleyse sen de ona uy; gerçeği bilmeyenlerin istek ve arzularına uyma!
Kur'an Tefsiri
İsrâiloğulları din emanetini taşıyamaz hale gelince, Cenâb-ı Hak bu din ve şeriat emanetini, kıyamete kadar tüm insanlığın derdine çare olacak şekilde, en son ve en mükemmel tarzda Hz. Muhammed (s.a.s.)’e vermiştir. Bu emanet, tüm kaideleri Kur’an ve sünnet tarafından açıkça belirlenen İslâm dinidir; İslâm şeriatidir. Allah Teâlâ hem peygamberden, hem de onun davetine icâbet edenlerden bu dine tâbi olmalarını istemektedir. Çünkü vahiy kaynaklı olan bu din, insanlar için bir ışıktır, aydınlıktır. Hak ve bâtıl arasındaki farkı bildirir. İnsanları, akıllarını doğru kullanarak iman, ibâdet ve ahlâka yönelmeye teşvik eder. Onlara Allah’a giden yolda rehberlik yapar. Onlara rahmet olur; ebedi rahmet, bereket, refah ve mutluluğa erişmelerini sağlar.
Buna rağmen:Muhtasar Tefsir
Sonra da seni kendi buyruğumuz ile senden önceki resullerimize emrettiğimiz yol, sünnet ve metot üzerine kıldık ki bununla imana ve salih amele davet ediyorsun. Sen bu şeriata tabi ol ve hakkı bilmeyenlerin heveslerine tabi olma. Zira onların hevesleri haktan saptırır.