Tilke âyâtuAllâhi netlûhâ ‘aleyke bilhakkis febi-eyyi hadîśin ba’daAllâhi ve âyâtihi yu/minûne
Meal
Bu deliller gibi, Kur’an’a ait olarak indirdiğimiz bu âyetler de Allah’ın âyetleri olup, onları sana gerçeğin tâ kendisi olarak ve tarafımızdan geldiklerinde hiçbir şüphe olmayacak şekilde okuyoruz. Artık onlar, Allah’a ve O’nun âyetlerine inanmadıktan sonra başka hangi söze inanacaklar?
Kur'an Tefsiri
Kâinat ilâhî bir kitaptır. Allah Teâlâ oradaki bütün varlıkları eşsiz bir âhenk ve nizam içinde yaratmıştır. Dolayısıyla bu varlıkların hangisinin yaratılışına bakılırsa bakılsın, her biri Yüce Yaratan’ın varlığını, birliğini, sınırsız bir kudret, ilim ve hikmet sahibi olduğunu haykırmaktadır. Yalnız onların delâletlerini anlayabilmek, işaretlerini okuyabilmek ve haykırışlarını duyabilmek için iman, yakîn ve akıl şart koşulmuştur. Ancak bu mânevî melekeleri çalışır halde olanlar, bu delillerin dilinden anlayıp, onların ne muazzam bir kudretin aynaları olduğunu idrak edebileceklerdir. Bu da gösteriyor ki, mü’minler Allah’ın kâinattaki kudret nişânelerini, göklerin ve yerin yaratılışını ince ince düşünecek, bunlardaki ilâhî hikmet ve kanunları keşfedecek, ilim ve irfanda ilerleyeceklerdir. Ayrıca kâinatı inceleyip, göklerdeki, yerdeki ve bunlarda bulunan tüm varlıklardaki nizamı gördüklerinde, bu nizamın kendiliğinden tesis edilemeyeceğini anlayacak ve bunları yaratan Allah’a gönülden teslim olacaklardır.
Nasıl kâinatta tecellî eden bu fiilî deliller Allah’ın birer kevnî âyeti ise, bunların sözlü beyânı olarak inen Kur’an âyetleri de Allah’ın âyetleridir. Dünya ve âhiretin kurtuluş ve saadeti, her iki âyet grubuna inanıp onların gerektirdiği şekilde yaşamaya bağlıdır.
Allah’ın âyetlerine inanmayanlara gelince:Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Bunlar sana hak olarak okuduğumuz Allah`ın ayetleri ve kesin delilleridir. Şayet Yüce Allah`ın kuluna indirilen sözüne delilleri ile iman etmiyorlar ise bundan sonra tasdik edip hangi söze ve hangi kesin delillere inanacaklardır?