Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Ahkâf Sûresi Tefsiri

Ahkâf Sûresi 22. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ٢٢

Kâlû eci/tenâ lite/fikenâ ‘an âlihetinâ fe/tinâ bimâ te’idunâ in kunte mine-ssâdikîne

Meal

Onlar: “Sen bizi ilâhlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit edip durduğun azabı başımıza indiriver!” dediler.

Kur'an Tefsiri

Resûlullah (s.a.s.)’i yalanlayan müşrikler, Hz. Nûh’tan sonra kendilerine peygamber gelen ilk Arap toplumu olan Âd kavmi misal verilerek ikaz edilmektedirler. Âd kavmi Ahkâf denilen bölgede yaşıyorlardı. Ahkâf, sözlükte “kum tepeleri” mânasına gelir. Özel isim olarak Arap yarımadasının güney doğusunda, Hadramut’un kuzeyinde bulunan ve Umman’dan Yemen’e kadar uzanan bir yerdir. Hz. Hûd onlara peygamber gönderilip kendilerini Allah’a kulluğa davet etmiş, şirkten vazgeçmedikleri takdirde büyük bir azaba uğrayacaklarını bildirmişti. Onlar ise bu ihtarı dikkate almadan, hatta Hz. Hûd ile alay ederek günahta devam etmişlerdi. Fakat akıbetlerinin çok feci olacağını hiç akıllarına bile getirmemişlerdi:

Muhtasar Tefsir

Kavmi ona şöyle dedi: "Sen, bizi ilahlarımıza ibadet etmekten uzaklaştırmak için mi geldin? Bunu asla yapamazsın! Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söyleyenlerden isen, kendisi ile korkuttuğun azabı bize getir."

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma