Vekeeyyin min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetike-lletî aḣracetke ehleknâhum felâ nâsira lehum
Meal
Rasûlüm! Seni öz yurdundan çıkaran kavminden daha güçlü nice toplumlar vardı ki, biz hepsini helâk ettik de yardımlarına koşan kimse çıkmadı.
Kur'an Tefsiri
Resûlullah (s.a.s.), hicret etmek üzere Mekke’den mağaraya doğru çıkıp gittiği sırada tekrar Mekke’ye dönüp şöyle buyurmuştur: “Ey Mekke! Sen Allah’ın da çok sevdiği, benim de çok sevdiğim bir şehirsin. Eğer senin müşrik halkın beni çıkarmış olmasalardı, seni asla terk etmezdim.” (Heysemi, III, 283) Bu âyet-i kerîme de, Mekke halkının, Peygamber (s.a.s.)’i aralarından çıkararak büyük bir zafer kazandıklarını sandıklarını, halbuki bu hareketleriyle gerçekte kendi felaketlerini hazırladıklarını haber vermektedir. Nitekim bu ilâhî tehdit kısa bir müddet sonra gerçekleşmiş; müşrikler önce Bedir’de büyük bir hezimete uğramışlar, Mekke’nin fethiyle de tamamen teslim olma mecburiyetinde kalmışlardır.
O halde düşünün bakalım:Muhtasar Tefsir
Peygamberlerini yalanlamaları sebebiyle seni Mekke`den çıkaran Mekke halkından daha güçlü ve daha çok mala ve evlada sahip olan önceki ümmetlerden nicelerini helak ettik. Allah`ın azabı kendilerine geldiğinde onlardan bu azabı savacak bir yardımcıları da yoktu. Bunun içindir ki, şayet dilersek Mekke halkını da helak ederiz de bu konuda hiçbir şey bizi aciz bırakamaz.