Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Muhammed Sûresi Tefsiri

Muhammed Sûresi 16. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ ١٦

Veminhum men yestemi’u ileyke hattâ iżâ ḣaracû min ‘indike kâlû lilleżîne ûtû-l’ilme mâżâ kâle ânifâenc ulâ-ike-lleżîne tabe’aAllâhu ‘alâ kulûbihim vettebe’û ehvâehum

Meal

Onlardan seni dinler gibi görünenler vardır. Fakat senin hu­zurundan ayrıldıkları zaman, gerçekten seni dinleyip bilgi sahibi olanlara alaycı bir tavırla: “Demin o ne söylemişti bakalım?” derler. Onlar, kalplerini Allah’ın mühürlediği ve nefsânî arzularının peşine düşmüş kimselerdir.

Kur'an Tefsiri

Bir kısım münafıklar, müminlerin arasında bulunduklarından onlarla birlikte Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in sohbet ve hutbelerini dinliyorlardı. Fakat kalpleri onun mübârek dilinde ifadesini bulan hakikatlerden uzak olduğundan can kulağıyla dinlemiyorlar, dışarı çıkınca, İbn Abbas ve İbn Mesud gibi âlim sahâbîlere yanaşarak: “Sahi! Demin ne demişti?” diye sorma ihtiyacını duyuyorlardı. İşte burada onların dinî buyruklara karşı olan bîganelikleri, iç dünyalarındaki ilgisizlik ve dağınıklık ifade ediliyor. Bunun sebebi ise, dinledikleri ilâhî buyrukların, onların nefsânî arzularına uymaması idi. Halbuki aynı buyruklar, doğru yolu bulmuş mü’min gönüllerde büyük tesirler icra ediyor, onların imanlarına iman, hidâyetine hidâyet, takvâlarına takvâ katıyordu. Dinledikleri her âyet-i kerîme veya hadis-i şerif, onların ya inanmaları, ya yapmaları veya terk etmeleri gereken bir hususu beyân ediyor, onlar da bu buyrukların gereğini yapabilmek için canla başla çalışıyor, böylece terakki ediyor ve şahsiyetlerini kemâle erdiriyorlardı.

Mü’minlerde tecelli eden bu güzel iman, takva ve salih amelin aksine bunları hiç itibara almayan;

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber!- Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah`ın kendisine ilim verdiği kimseye; "O, az önce ne söylemişti?" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah`ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevâlarına tabi olurlar. Öyle ki hevâları sebebiyle hakkı göremezler.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma