Ulâ-ike-lleżîne le’anehumuAllâhu fe-esammehum ve a’mâ ebsârahum
Meal
İşte onlar, Allah’ın rahmetinden büsbütün kovduğu, kulaklarını sağır ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.
Kur'an Tefsiri
22. âyette geçen اِنْ تَوَلَّيْتُمْ (in tevelleytüm) kelimesi iki farklı mânada kullanılır:
Birincisi; اَلتَّوَلّ۪ي (tevellî) kökünden dönmek, vazgeçmek, terk etmek: Buna göre âyet-i kerîme kalplerinde hastalık bulunan münafıklara hitap ederek şöyle der: “Siz Allah’ın indirdiği Kitab’ın hükümlerinden dönüp, cihattan yüzçevirip, Allah’a karşı nankörlük etmek, kan dökmek, yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını koparmak mı istiyorsunuz? Allah’ın indirdiği hükümlere sırt çevirerek o cahiliye devrindeki gibi düşmanlık, huzursuzluk, güvensizlik günlerine geri dönmeyi mi umuyorsunuz? Aslında içinizde taşıdığınız düşünceler bu istikâmettedir. Fakat sizin böyle yapmanıza izin verilmeyecektir.”
İkincisi; الولاية (vilâyet) kökünden yönetmek, idareyi ele geçirmek: “Siz iş başına geçip yönetimi ele alırsanız yeryüzünde bozgunculuk yapmak, akrabalık bağlarını koparmak mı istiyorsunuz? Bunun için mi çalışıyorsunuz? Fırsatını bulsanız böyle yaparsınız; ama buna müsaade edilmeyecektir.”
İslâm aleyhinde böyle art niyetler taşıyanlar, Allah’ın rahmetinden uzaklaşacak, kulakları Kur’an’ı dinlemeye karşı sağır ve gözleri ilâhî hakikatleri görmeye karşı kör hâle getirilecektir. Böyle olunca da Kur’ân-ı Kerîm’i anlamaları ve onun âyetleri üzerinde tefekkür etmeleri imkânsız hale gelir. Çünkü onların ısrarla devam ettikleri menfi tavır ve davranışları kulaklarına ağırlık olur, gerçeği işitemezler. Basîretlerine perde olur, hakikatleri göremezler. Kalpleri üzerinde üst üste kilitler olur; gerçeği idrak edemezler. Halbuki Kur’an’ın mesajlarının kalbe ulaşabilmesi için bu kilitlerin açılması, kaldırılması ve kalbin fıtrî safiyetine döndürülmesi gerekir.
Peki, gerçeği anladıktan sonra Allah ve Peygamber’e bile bile sırt çevirenlerin hâli ne olacak:Muhtasar Tefsir
İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.