Kul etu’allimûnaAllâhe bidînikum vaAllâhu ya’lemu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardic vaAllâhu bikulli şey-in ‘alîmun
Meal
Rasûlüm! De ki: “Gerçekten dine bağlı olup olmadığınızı ve dindarlık derecenizi siz mi Allah’a öğreteceksiniz? Halbuki Allah, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Çünkü Allah, her şeyi hakkiyle bilendir.
Kur'an Tefsiri
Bazı insanlar müslüman olmalarını Resûlullah (s.a.s.)’in başına kakmaya çalışmışlardı. Âyetlerde onların böyle bir hakkı olmadığı ve yaptıklarının çok yanlış bir tavır olduğu bildirilmektedir. Çünkü müslüman olmaları Peygamberimiz yararına değil, kendi yararlarına olan bir şeydir. Esasen minnet etme, başa kakma hakkı Allah’a aittir. Zira lütfedip onları iman etmeye muvaffak kılmıştır. Dileseydi kılmayabilirdi. O halde başa kakmayı bırakıp, verdiği iman nimeti ve diğer nimetleri için Allah’a şükretmeye çalışmak gerekir. Allah ise göklerin ve yerin bütün gizliliklerini, insanların yaptıkları her şeyi hakkiyle bilmektedir. O, gönüllerden geçeni de bilir. İşte insan Allah Teâlâ’ya böyle inanır ve O’nu böyle tanırsa hem kalbini yanlış inanç ve düşüncelerden hem de dış azalarını her türlü çirkin fiil ve davranışlardan koruma gayreti içine girer. Allah’ı aldatmasının mümkün olmadığını bilince, bu kez O’nun razı olacağı güzel bir kul olmaya çalışır.
Hucurât suresinin sonunda yer alan “Allah, sizin bütün yaptıklarınızı görmektedir” (Hucurât 49/18) ifadesi, insanlığa mühim bir geleceği, ebedî bir âhiret hayatını ihtar etmektedir. Şimdi gelmekte olan Kaf sûresi ise, o geleceğin sorumluluğunu hatırlatmak üzere o sınıra açılan bir kapı olacaktır:Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- O bedevilere de ki: "Siz, dininizi Allah`a mı öğretiyor ve bildiriyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O`na gizli kalmaz. Sizin, dininizi O`na gösterip haber vermenize ihtiyacı yoktur."