Vekâleti-lyehûdu ve-nnasârâ nahnu ebnâuAllâhi veehibbâuhuc kul felime yu’ażżibukum biżunûbikums bel entum beşerun mimmen ḣalakac yaġfiru limen yeşâu veyu’ażżibu men yeşâuc veliAllâhi mulku-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâs ve-ileyhi-lmasîru
Meal
Yahudiler ve Hristiyanlar: “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. De ki: “Öyleyse Allah sizi niçin günahlarınız yüzünden cezalandırıp duruyor? Doğrusu siz de O’nun yarattığı sıradan insanlarsınız.” O, dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Göklerin, yerin ve aralarında bulunan her şeyin mülkiyeti ve hâkimiyeti Allah’ındır. Sonunda dönüş de ancak O’nadır.
Kur'an Tefsiri
Rivayete göre bir kısım yahudiler Allah Resûlü (s.a.s.)’e gelip onunla konuştular. Efendimiz de onları İslâm’a davet edip, kabul etmedikleri takdirde karşılaşacakları ilâhî azâb ile onları uyardı. Onlar da aynen Hristiyanlar gibi “Ey Muhammed! Bizi ne ile korkutuyorsun? Bizler Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. Bu hâdise üzerine bu âyet nâzil oldu. (Taberî, VI, 224)
Onlar bu sözleriyle Allah’a yakınlıklarını ifade etmek, dolayısıyla Allah’ın kendilerine af, şefkat ve merhametle davranıp azap etmeyeceğini söylemek istemişlerdir. Halbuki bu, onların uydurdukları aslı esasıolmayan bir kuruntudan başka bir şey değildir. Nitekim “Sayılı birkaç günden başka bize ateş dokunmayacak” (bk. Bakara 2/80) sözleri de bu nevi kuruntularından biridir. Cenâb-ı Hak “Öyleyse Allah, günahlarınız yüzünden sizi niçin cezalandırıp duruyor?” (Mâide 5/18) sözüyle bu iddiaların asılsız olduğunu haber vermektedir. Nitekim tarih boyunca Allah onları günahları sebebiyle cezalandırmıştır. Yurtlarından sürülmüşler, lânetlenmişler, maymun ve domuza çevrilmişler, zillet ve meskenete düşmüşler ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. Gittikleri yanlış yoldan dönmedikleri takdirde âhirette de ebedi azaba maruz kalacaklardır. Çünkü nihâî dönüş Allah’a olacak, kimse kendini O’na hesap vermekten kurtaramayacaktır. O da dilediği kullarını bağışlayacak, müstahak olanlara da azap edecektir. Âyet-i kerîmede gerçek mânada muhabbet ehlinin, azaptan emniyette olacaklarına dair bir müjde bulunduğu hissedilmektedir.
O halde:
Muhtasar Tefsir
Yahudilerden ve Hristiyanlardan her biri Allah`ın çocukları ve sevdiği kimseler olduklarını iddia ettiler. -Ey Resul!- Onlara de ki: Öyleyse niçin sizi işlemiş olduğunuz günahlarınız sebebi ile cezalandırıyor? Şayet iddia ettiğiniz gibi O`nun sevdikleri olmuş olsaydınız, sizleri dünyada katlettirmez, domuz ve maymunlara dönüştürmezdi, ahirette de cehennem azabı ile cezalandırmazdı. Çünkü Allah sevdiklerine azap etmez. Bilakis sizler diğer insanlar gibisiniz. Onlardan kim iyilik yapmışsa cennet ile mükâfatlandırır ve kim kötülük yapmışsa cehennemle cezalandırır. Allah lütfuyla istediğini bağışlar ve istediğini de adaletiyle cezalandırır. Göklerin, yerin ve aralarında bulunanların hepsinin mülkü tek bir Allah`ındır ve dönüş yalnız O`nadır.