Veterâ keśîran minhum yusâri’ûne fî-l-iśmi vel’udvâni veeklihimu-ssuhtec lebi/se mâ kânû ya’melûne
Meal
Onların pek çoğunun günah işlemede, düşmanlık etmede ve her türlü haramı yemede yarışırcasına ve birbirlerine destek içinde koşuştuklarını görürsün. Yapmakta oldukları şeyler, gerçekten ne kötüdür.
Kur'an Tefsiri
Bir kısım yahudiler Allah Resûlü (s.a.s.)’in huzuruna gelir ve münafıklık yaparak “iman ettik” derlerdi. Halbuki kalpleri küfür ve inkârla dolu idi. Cenâb-ı Hak, onların bu iki yüzlülüklerini haber vermekte, Peygamber ve mü’minleri böyle şahsiyetsiz kişilere karşı uyanık durmaya çağırmaktadır. Bu tip kimseler, bırak iman edip onun gereğini yapmayı, açıktan açığa günaha, düşmanlığa ve her türlü haramı yemeğe âdeta birbirleriyle yarışırcasına koşuşurlar. Yalancılık eder, kötü söz söyler, zulüm ve haksızlık yapar, rüşvet alır, diğer haram şeyleri pervasızca ele geçirip yemekten çekinmezler. Allah’tan korkmaz, insanlardan utanmazlar. Zira âyetteki “görürsün” hitabı, onların bu tutum ve davranışlarının herkes tarafından görülebilen bir durum olduğuna işaret eder.
İster Ehl-i kitap ister diğer insanlar için olsun, insanları günahlardan sakındırmada din âlimlerine büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bunu hatırlatmak üzere şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Yahudilerin ve münafıkların birçoğunu yalan söyleme, başkalarına zulüm ile haklarına tecavüz edip insanların mallarını haram yollarla yemek gibi günahları işlerlerken acele ederken görürsün. Yapmış oldukları bu davranışları ne kadar kötüdür.