Leyse ‘alâ-lleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti cunâhun fîmâ ta’imû iżâ mâ-ttekav veâmenû ve’amilû-ssâlihâti śümme-ttekav veâmenû śümme-ttekav veahsenûc vaAllâhu yuhibbu-lmuhsinîne
Meal
İman edip sâlih amel işleyenlere, artık bundan böyle günahlardan sakınıp imanda sebât ile sâlih amellere devam ettikleri, sonra takvâları ve imanları tam sağlamlaşıp kökleştiği, sonra hem günahlardan sakınıp hem de iyilik yapmaya çalıştıkları takdirde, haram olmadan önce yiyip içtiklerinden dolayı bir günah yoktur. Çünkü Allah, iyilik ve ihsân sahiplerini sever.
Kur'an Tefsiri
İçki ve kumar kesin bir şekilde haram kılınınca ashâb-ı kirâmdan bazıları: “İçki içip kumar parası yediği halde ölüp aramızdan ayrılanların durumu ne olacak?” gibi sözler söyleyince bu âyet indi. (Buhârî, Tefsir 5/11; Tirmizî, Tefsir 5/10-12)
Bu âyette sâlih amel iki defa tekrar edilmiş, iman ve takvâ üç mertebe olarak zikredilmiş ve neticede ihsan mertebesine yer verilmiştir. Burada iman ve takvânın üç kez tekrar edilmesi, birkaç açıdan iman ve takvânın mertebelerine işaret sayılmıştır. Şöyle ki:
› Bu iman ve takvâ durumu geçmiş, şimdi ve gelecek olmak üzere üç zamana işarettir.
› Bu üç hâle işarettir: Birincisi insanın kendisiyle yine kendi nefsi ve vicdanı arasında takvâ ve iman; ikincisi kendisiyle diğer insanlar arasında takvâ ve iman; üçüncüsü kendisiyle Allah arasında takvâ ve imandır. Bu sebeple üçüncüsünde iman, ihsana tebdil edilmiş ve Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in: “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibâdet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da, muhakkak ki o seni görmektedir” (Buhârî, İman 37) tarifine işaret buyrulmuştur.
› Burada başlangıç, orta ve nihayet olmak üzere takvânın üç derecesi bulunduğuna işaret edilmiştir.
› Sakınılacak şeylerin derecelerine işarettir. Önce azaptan sakınmak için haramı terk, ikincisi harama düşmemek için şüpheleri terk, üçüncüsü nefsi noksandan korumak, tabiat ve alışkanlık kirlerinden temizlemek için bazı mubah şeyleri terk etmek gerektir.
İçki ve kumar gibi daimî haram olanların yanında bir de sırf ibâdet etme ve terbiye hikmetiyle haram kılınanlar vardır ki, buna sûrenin başında “İhramda iken avlanmayı helâl saymama” (Mâide 5/1) şartıyla işaret edilmiş idi. Şimdi tekrar bu konuya dönülerek şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
Allah`a iman edip O`na yaklaşmak için salih amel işleyenler için içki yasaklanmadan önce içtiklerinden dolayı bir günah yoktur. Onlar haramlardan sakınmış, Allah`ın gazabından korkmuş, O`na iman edip, salih ameller işlemiş sonra da Allah`ın gözetiminde olduklarını çok iyi hissedip, O`nu görür gibi ibadet eder halde olmuşlardı. O kimseler sürekli Allah`ın kendilerini gördüğünü hisseder haldeydiler. Böylece Yüce Allah da, kendisini görüyormuşcasına ibadet eden kimseleri çok sever. İşte bütün bunlar Mümin kimseleri amelleri en güzel ve mükemmel bir şekilde yapmaya sevk eder.