Ce’alaAllâhu-lka’bete-lbeyte-lharâme kiyâmen linnâsi ve-şşehra-lharâme velhedye velkalâ-idec żâlike lita’lemû ennaAllâhe ya’lemu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi veennaAllâhe bikulli şey-in ‘alîmun
Meal
Allah Kâbe’yi, o Beyt-i Harâm’ı, haram ayları, Kâbe’ye hediye edilen kurbanı ve kurbanlıklara takılan gerdanlıkları insanlar için maddî-manevî bir kalkınma ve geçim vesilesi kılmıştır. Şunu bilesiniz ki, Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Çünkü Allah her şeyi hakkiyle bilendir.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ Beyt-i Harâm yani son derece muhterem, saygıdeğer ve her türlü hürmete lâyık olan Kâbe’yi, haram aylarını, harem bölgesine gönderilen kurbanlıkları ve onlara takılıp kurbanlık olduklarını gösteren gerdanlıkları insanların maddî ve manevî olarak kalkınmalarına, ilerleyip gelişmelerine vesile kılmıştır. Halk bunlar vesilesiyle hayat bulur, geçimini sağlar, din ve dünyalarını ayağa kaldırırlar. Korkanlar buraya sığınır, zayıflar burada emniyet bulur. İnsanlar hac ve umre için buraya gelirler ve namaz kılanlar da buraya dönerler. Hâsılı göklerde olanları, yerde olanları ve her şeyi en iyi bilen Yüce Allah, şüphesiz kullarının faydasına olan şeyleri de en iyi bilmekte, ona göre hükümler koymakta ve kullarından da bu hükümlere teslimiyet göstermelerini istemektedir. Bu sebeple insanlar, ilâhî talimatların, helâl ve haramların gizli hikmetlerini Allah’ın ilmine havâle edip, sadece gerekleriyle amele koşmalıdırlar. Bir taraftan Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu düşünerek yüksek bir korku ve haşyet içinde, diğer taraftan da O’nun çok bağışlayıcı ve merhamet edici olduğunu bilerek derin bir bağışlanma ümidi ve rahmete erme şevki ile kulluğa devam etmelidirler. Peygamberin vazifesi, dinin emirlerini apaçık bir şekilde tebliğ etmektir. O da bunu hakkiyle yapmıştır. Dolayısıyla bundan böyle insanların Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir mazeretleri yoktur. Zira Allah’tan hiçbir şeyi gizli tutmak mümkün değildir. O, gizliği de açığı da aynı şekilde bilmektedir. O halde samimi bir şekilde inanıp ihlas ve ihsan kıvamında bir kulluk yolunu tutmak gerekmektedir. Kulluk yaparken de değer ölçüsü, zâhiren maddi şeylerin çokluğu değil, temizlik, güzellik ve takvâ olmalıdır:
Muhtasar Tefsir
Allah Kâbe`yi; Beyt-i Haram`ı insanların namaz, hac ve umre gibi yararlarına olan dinî ibadetleri, harem bölgesinde güvende olma ve bütün ürünlerin orada toplanması gibi dünyevi işleri yerine getirebilmeleri için uygun bir yer kılmıştır. Aynı zamanda Allah; zilkade, zilhicce, muharrem ve recep haram aylarını başkaları ile savaş etmekten emniyette olmaları için güvenli kılmıştır. Hac kurbanı ve Harem`e götürüldüğünün göstergesi olarak bu kurbanlara takılı olan gerdanlıklar sahiplerinin eziyete maruz kalmaktan emniyette olmaları içindir. Böylece Allah, size ihsanda bulunmuştur. Şunu iyi bilin ki, Yüce Allah göklerde ve yerde olanı hakkıyla bilendir. Ve şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir. Bunun için koyduğu hükümler - sizin için yararlı şeylerin elde edilmesi ve henüz ortaya çıkmadan önce zararlı şeylerin de def edilmesi içindir- kulları için nelerin faydalı olacağını bildiğinin bir delilidir.