Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-ttekûAllâhe ve âminû birasûlihi yu/tikum kifleyni min rahmetihi ve yec’al lekum nûran temşûne bihi ve yaġfir lekumc vaAllâhu ġafûrun rahîmun
Meal
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve Peygamberi Hz. Muhammed’e iman edin ki size rahmetinden iki kat versin, size aydınlığında yürüyebileceğiniz bir nûr nasip etsin ve sizi bağışlasın. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayan, sonsuz merhamet sahibidir.
Kur'an Tefsiri
Hitap, yahudi ve Hristiyanlar gibi daha önce bir peygambere iman etmiş olanlarla birlikte bütün mü’minleredir. Allah Teâlâ, Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’i peygamber olarak gönderdikten sonra Ehl-i kitap dâhil bütün insanları ona inanmaya çağırmakta; sahih bir imana sahip olup ebedi kurtuluşa erebilmek için ona imanı şart koşmaktadır. Ancak burada Ehl-i kitap olup Efendimiz (s.a.s.)’e iman edenlere, hususi bir mükâfat müjdesi vardır. Cenâb-ı Hak onlara rahmet hazinesinden iki kat, iki pay, iki nasip verecektir. Birisi önceki peygambere imanın mükâfatı, diğeri de bu Peygamberimiz (s.a.s.)’e imanın mükâfatıdır. (bk. Kasas 28/54) Onlara dünyada aydınlığında doğru yol üzere yürüyecekleri bir hidâyet nûru, âhirette de aydınlığında cennete doğru yürüyecekleri bir nûr lütfedecek ve günahlarını bağışlayacaktır.
Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
“Üç kişi vardır ki Allah bunlara iki kat ecir verir: Kitap ehlinden bir kimse hem kendi peygamberine hem de bana inanırsa ona iki ecir vardır. Bir köle hem Allah’ın hem de efendisinin hakkını yerine getirirse ona iki ecir vardır. Câriyesini güzel yetiştirip sonra onu azat eden ve onunla evlenen kimseye de iki ecir vardır.” (Buhârî, Enbiyâ’ 48)
Ehl-i kitap, eğer Efendimiz (s.a.s.)’e inanmazlarsa, şüphesiz kaybedenler kendileri olacaktır. Çünkü kıskançlık ve kuruntuları Allah’ın takdirini değiştirmeyecek, Allah’ın hiçbir lütfuna nâil olma imkânı bulamayacaklardır. Peygamberlik başta olmak üzere bütün lutufların, nimetlerin, iyilik ve ihsanların yegâne sahibi olan Allah Teâlâ, bunu dilediğine verecektir. Ehl-i kitap olanlar dâhil hiç kimse O’nun yapacağı işlere müdahale edemeyecektir.
Allah Teâlâ’nın büyük lutuf sahibi olduğunu haber vererek sona eren Hadîd sûresini, öncelikle Cenâb-ı Hakk’ın mazlum ve çaresiz bir kadın hakkında tecelli eden lütfunun beyânıyla başlayan, sonra da kâfirlere ve münafıklara hadlerini bildirmek suretiyle müminlere dünyada olan lütfuna ve cennet ve rızâsı ile de âhirette olan lütfuna yer veren Mücâdile sûresi takip ediyor:Muhtasar Tefsir
Ey Allah`a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirerek, yasaklarından kaçınarak Allah`tan korkun ve resullerine iman edin. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`e ve geçmiş resullere iman etmenizden dolayı size sevap ve ecir bakımından iki kat pay versin. Dünya hayatında kendisi ile yürüyeceğiniz ve kıyamet günü Sırat köprüsünde aydınlanacağınız bir nur versin. Günahlarınızı bağışlayıp örtsün. Bundan dolayı sizi hesaba çekmesin. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarına karşı çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.