ŻâlikumuAllâhu rabbukums lâ ilâhe illâ huves ḣâliku kulli şey-in fa’budûhuc vehuve ‘alâ kulli şey-in vekîlun
Meal
Rabbiniz Allah işte O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyi yaratandır. Öyleyse yalnız O’na kulluk edin. Her şeyin dizginini elinde tutan, her işte kendisine güvenilip dayanılan O’dur.
Kur'an Tefsiri
Anlatılan bu yüce ve eşsiz sıfatları taşıyan, kendinden başka ilâh olmayan ve her şeyin yaratıcısı olan Allah, şüphesiz kulluk edilmeye layık yegâne varlıktır. O halde başkalarını bırakıp sadece O’na kulluk etmek lazımdır. Allah her şeye vekîldir. Her hususta ve her şeye karşı O’na dayanılır ve tevekkül edilir. İşler O’nun tasarruf ve idâresine teslim edilir. Çünkü vekîl, vekil kılındığı işlerin tümünü eksiksiz yerine getirebilen kişi demektir. Dolayısıyla kullar işlerine Allah’ı vekil kılmalı, dünyevî ve uhrevî sıkıntılardan kurtarması için ibâdetlerini vesile yapmalıdırlar.
Şeyh Ebû Hamza Horasânî (r.h.)’ın başından geçen şu hâdise Allah’ı vekil kılmaya güzel bir misaldir. O, şöyle anlatıyor:
Bir yıl hacca gidiyordum. Yolda bir kuyuya düştüm. Yardım isteme konusunda nefsimle mücadele ettim. Kendi kendime: “Allah’a yemin olsun ki kimseden yardım istemeyeceğim” dedim. Daha bu düşünce kafamdan gitmeden kuyunun başına iki adam geldi. Biri diğerine: “Gel şu kuyunun ağzını kapayalım da içine kimse düşmesin” dedi. Kamış ve çerçöp getirip kuyunun ağzını kapadılar. Bağırıp yardım isteyeyim diye niyetlendim, sonra kendi kendime: “Onlardan sana daha yakın olana sığın” dedim ve sustum. İşimi Allah’a ısmarladım. Bir saat geçmişti ki bir şey gelip kuyunun ağzını açtı ve ayağını sarkıttı. Sanki ondan çıktığını hissettiğim bir sesle: “Bana yapış” diyordu. Ayağına yapıştım ve beni kuyudan çıkardı. Bir de ne göreyim karşımda bir yırtıcı hayvan! Beni kurtarıp çekip gitti. Bu arada bana hâtiften: “Ey Ebû Hamza! Telef edici bir hayvanla seni helak olmaktan kurtarmamız daha güzel değil mi?” diye bir ses geldi. (Bursevî, Ruhu’l-Beyân, V, 434-435)
Şunu ifade etmek gerekir ki, naklettiğimiz bu menkıbe doğru ve güzel olsa da, bu ancak tevekkül konusunda Ebu Hamza mertebesinde olanlar için geçerlidir. Dolayısıyla sıradan insanların kendisini o mertebede görmemesi ve mânevî hali nasıl bir tevekküle müsaitse ona uygun davranması gerekir. Ancak kul Allah’a tevekkül ederken, O’nun zatı ve sıfatlarıyla ilgili şu hususu dikkatten uzak tutmamalıdır:
Muhtasar Tefsir
-Ey insanlar!- Bu sıfatlarla vasıflanmış olan sizin Rabbinizdir. O`dan başka sizin için bir Rab ve O`ndan başka hak mabut yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır. Yalnız O`na ibadet edin. O ibadet edilmeyi hak edendir ve O her şeyi koruyandır.