İttebi’ mâ ûhiye ileyke min rabbikes lâ ilâhe illâ huves vea’rid ‘ani-lmuşrikîne
Meal
Rasûlüm! Sen, Rabbinden sana ne vahyediliyorsa ona uy. O’ndan başka ilâh yoktur. Müşrikler ne derse desin aldırma, onlara ehemmiyet verme.
Kur'an Tefsiri
Peygamberin vazifesi, Rabbinden gelen vahye öncelikle kendisinin iman edip uyması, Allah’tan başka ilâh olmadığını kabul etmesi, müşriklerden yüz çevirmesi; sonra da insanları kendisi gibi davranmaya davet etmesidir. Allah dileseydi müşrikler şirk koşmazdı. Fakat ilâhî taksimat ve hikmet, insanlardan kiminin kendi ihtiyarlarıyla iman etmelerine, kiminin de şirk, küfür gibi sapıklık yollarına gitmelerine imkân verecek şekilde tecelli etmiştir. Bu sebeple Allah Resûlü (s.a.s.)’in tebliğ vazifesi vardır fakat inkârcılar üzerinde koruyuculuk ve bekçilik yapmak gibi bir mesuliyeti yoktur. Ancak Peygamber’in de mü’minlerin de gerek dini tebliğ ederken gerekse diğer beşerî ilişkiler esnasında insanların inançlarına saygı adına dikkatli olmaları istenerek şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Rabbinden sana hak olarak vahyedilene tabi ol. O -Subhanehu ve Teâlâ-`nın kendisinden başka hak yoktur. Kalbini kâfirlerle ve onların inatlarıyla meşgul etme. Onların durumlarını Allah`a bırak.