Kul sîrû fî-l-ardi śümme-nzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lmukeżżibîne
Meal
De ki: “Yeryüzünde gezin dolaşın da, peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir bakın!”
Kur'an Tefsiri
Böyle bir muameleye sadece Peygamber Efendimiz maruz kalmamış, önceki peygamberler de aynı sıkıntılarla karşılaşmışlardır. İnkar edilmişler, alaya alınmışlar ve eziyet çekmişlerdir. Bu zorluklar, ilâhî dâvanın tebliğcisi ve savunucusu olmanın tabiatında vardır. Fakat netice mühimdir. Neticede peygamberler galip gelmiş, onlarla alay edenleri fazla zaman geçmeden Allah’ın azabı çepeçevre kuşatmış ve helak olmuşlardır. Dolayısıyla Peygamber Efendimiz’e: “O halde sen o kâfirlerin inkâr ve alaylarından müteessir olma. İnkar edenlere de yeryüzünü dolaşmalarını, olan biten hâdiseleri ibret nazarıyla incelemelerini, peygamberleri yalanlayanların nasıl helak olduklarını görmelerini ve böylece gaflet perdesini yırtıp intibaha gelmelerini tavsiye et” buyrulmuştur.
Şimdi de dikkatler, peşpeşe gelen âyetlerin kendisine inanıp bağlanmayı öğütlediği Allah Teâlâ’nın kudret ve azametini anlamak için göklerde ve yerde bulunan varlıkları tefekküre yönlendirilmektedir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Bu yalanlayıp alay edenlere de ki: Yeryüzünde geziniz; sonra Allah`ın resullerini yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğunu düşünüp taşının. Güçlü ve dayanıklı olmalarına rağmen başlarına Allah`ın azabı gelmiştir.