Venukallibu ef-idetehum veebsârahum kemâ lem yu/minû bihi evvele merratin veneżeruhum fî tuġyânihim ya’mehûne
Meal
Biz onların gönüllerini ve gözlerini çeviririz de daha önce inanmadıkları gibi mûcizeyi gördükten sonra da iman etmezler. Neticede biz onları azgınlıkları içinde basîretsiz bir halde dolaşıp durmak üzere kendi hallerine terk ederiz.
Kur'an Tefsiri
Allah Resûlü (s.a.s.) İslâm’ı tebliğ ederken münkirlerin şiddetli tepkileriyle karşılaşıyordu. İman etmelerini çok arzu etmesine rağmen, onlar tam aksine küfürde inat ve ısrar ediyor; inanmaları için Peygamberimizden olur olmaz mûcizeler istiyorlardı. Muhtemelen sahâbe-i kirâm da zaman zaman, iyi niyetleri sebebiyle, kâfirlerin mûcize talebinde samimi olduklarını düşünüyor, bir mûcize gösterildiği takdirde iman edebileceklerini zannediyorlardı. Âyetler, kâfirlerin bu taleplerinde samimi olmadıklarını, mûcize gösterildiğinde bile iman etmeyeceklerini, mü’minlerin bu gerçeğin farkında olmaları gerektiğini haber verir. Çünkü onların mûcize talebindeki niyetleri inanmak değil, Allah Râsûlü (s.a.s.)’i güç durumda bırakmaktı. Bu bozuk niyetleri ve çirkin tutumları sebebiyle, Allah onların gönüllerini ve gözlerini çevirir; gönülleri bir tarafa gözleri başka bir tarafa döner, şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar. Daha önce iman etmedikleri gibi, mûcizeyi gördükten sonra da uyanıp gerçeği anlamazlar; basîretsizlikleri ve azgınlıkları içinde körü körüne yuvarlanıp giderler.
Kur’ân-ı Kerîm’de münkirlerin ne tür mûcizeler talep ettiklerine dair bilgiler yer alır. Gelen âyette onların bir kısmına temas edilmekte ve bunların gerçekleşmesi halinde bile inatçı kâfirlerin hidâyete erişmelerinin zor olacağı bildirilmektedir:
Muhtasar Tefsir
Nasıl ilk defa da inatları sebebi ile onlarla Kur`an`a iman etmeleri arasına engel oldu isek, onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de hak ve doğru din ile onların arasına girerek engel oluruz. Onları Rablerine karşı isyan ve sapıklıklarında yolu kaybetmiş bir şekilde bırakırız.