Ve-in tuti’ ekśera men fî-l-ardi yudillûke ‘an sebîliAllâhic in yettebi’ûne illâ-zzanne ve-in hum illâ yaḣrusûne
Meal
Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar yalnız zanlarına göre hareket eder ve sadece asılsız tahminlerle yalan söylerler.
Kur'an Tefsiri
Dinî ve dünyevî meselelerde insanların çoğunluğunun belli bir görüş, inanç ve yaşayış biçimini seçtiğine bakarak, sadece buradan hareketle bunun doğru olduğunu zannetmek ve onlara tabi olmak her zaman isabetli değildir. Zira bu çoğunluk, inançlarını ve hayat tarzlarını belirlerken ilâhî emirlere, akl-ı selime, gerçek bilgiye ve temiz vicdana dayanmak yerine bir takım kuruntulara, zan ve tahminlere de dayanıyor olabilirler. Bunlara uyulduğu takdirde doğru olandan uzaklaşılacağı ve yanlış yollara sapılacağı âşikârdır. O halde doğru olan, çoğunluğun hangi yolu izlediğine bakmak değil, Allah’ın razı olacağı hayat tarzının nasıl olduğunu öğrenmek ve ona tabi olmaktır. Tek başına da kalsa inanç ve kararlılıkla o yolda yürümektir. Zira Allah’ın istediği şekilde yaşayanlar doğru yolda olacak, bunu terk edenler ise doğru yoldan sapacaklardır. Her iki grubu da şüphesiz Allah en iyi bilmektedir.
Şimdi, yenilip yenilmeyecek etler konusunda doğru yolu göstermek üzere şöyle buyruluyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Senin yeryüzünde bulunan insanların çoğunluğuna itaat ettiğini varsaysak, onlar muhakkak seni Allah’ın dininden saptırırlardı. Allah’ın sünneti, hakkın her zaman azınlıklarla beraber olmasını gerektirmiştir. İnsanların çoğu sadece, ibadet ettikleri putlarının kendilerini Allah’a daha çok yaklaştıracaklarını zannederek, hiçbir dayanağı olmayan zanlarının peşinden giderler. Hâlbuki onlar, bu konuda yalan söylemektedirler.