Vekeżâlike ce’alnâ fî kulli karyetin ekâbira mucrimîhâ liyemkurû fîhâs vemâ yemkurûne illâ bi-enfusihim vemâ yeş’urûne
Meal
Bu şekilde, her ülkede kendilerine yüksek mevki ve servet verdiğimiz önde gelen pek çoklarını, o ülkenin sürekli günah hasadıyla meşgul bulunan gerçek suçluları kılarız ve onlar menfaatlerini korumak ve insanları imandan çevirmek için orada dâimâ tuzaklar kurarlar. Kurdukları tuzaklar sadece kendi aleyhlerinedir ama, bunun farkına bile varamazlar.
Kur'an Tefsiri
Mekke’de ileri gelen müşrikler, her türlü kötülüğü yapıyor ve insanları dinden uzaklaştırmak için de türlü türlü hile ve entrikalar tertip ediyorlardı. Burada Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e teselli verilmekte ve her peygamberin karşısına zenginlikleriyle şımarmış kimseler çıktığını, bunların kurdukları tuzaklarla peygamberlerin tebliğ vazifesini yapmalarına ve mesajlarının yayılmasına engel oldukları bildirilmektedir. Demek ki iyilerin karşısına kötülerin ve düşmanların çıkarılması, mücâdelenin canlı bir şekilde devamı ve hak yolunda sebat edenlerle zaafiyet gösterenlerin birbirinden ayrılması açısından önem arzeden ilâhî bir kanundur. Ancak hilekârlık yapanlar ve tuzak kuranlar aslında kendi aleyhlerine bunu yapmaktadırlar. Kurdukları bu tuzaklar kendi başlarına çevrilir ve cezalarını görürler. Hilekârlıkla dünyada ruhlarını, âhirette de ebedi hayatlarını tahrip ederler, fakat bunun farkında değildirler. Çünkü:
Muhtasar Tefsir
Mekkeli ileri gelen öncü müşriklerin insanları Allah’ın yolundan alıkoyarak yaptıkları şeylerin aynısını, her ülkede şeytanın yoluna davet ederek, Peygambere ve ona tabi olanlara karşı savaşmak için hile ve tuzaklar kurarak yapan önder ve öncü kimseler var ettik. Gerçekte kurdukları tuzakları ve hileleri şüphesiz onlara geri dönmektedir. Fakat onlar cehalet ve arzularına tabi olmaları sebebiyle bunu hissetmezler.