Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
En'âm Sûresi Tefsiri

En'âm Sûresi 131. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ ١٣١

Żâlike en lem yekun rabbuke muhlike-lkurâ bizulmin veehluhâ ġâfilûne

Meal

Şu bir gerçek ki Rabbin, halkı dinî gerçeklerden habersiz herhangi bir memleketi, kendilerine doğru yolu gösteren uyarıcılar göndermeden haksız yere helâk edecek değildir.

Kur'an Tefsiri

Allah Teâlâ, her bir topluma peygamber göndermiş, onlara emir ve yasaklarını bildirmiştir. Mesuliyetin, hesap ve cezanın adâletle olabilmesi için bu bir ilâhî kanun olarak uygulanmaktadır. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Ey Peygamber! Elbette biz seni hem insanları müjdelemen hem de uyarman için hak din ile gönderdik. Zaten içlerinden kendilerini uyaran bir peygamber gelmiş olmayan hiçbir toplum yoktur.” (Fâtır 35/24)

Bir diğer âyette ise peygamber gönderilmeyen toplumları Allah’ın cezalandırmayacağı şöyle haber verilir:

“Artık kim doğru yolu seçerse ancak kendi iyiliği için seçmiş olur. Kim doğru yoldan saparsa, o da ancak kendi zararına sapmış olur. Hiç kimse bir başkasının günah yükünü çekmez ve onunla yargılanmaz. Ayrıca biz, peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.” (İsrâ 17/15)

Dolayısıyla Cenâb-ı Hak, peygamber gönderip uyarmadan hiç kimseyi emirlerini yapıp yapmadığından sorumlu tutmaz ve cezalandırmaz. Önce peygamberler gönderir, insanları uyarır, doğru yolu bulmaları için onlara mühlet verir, ıslah olup olmayacaklarına bakar. Buna rağmen gerçekleri kabule yanaşmazlarsa o zaman cezayı hak ederler. Çünkü Allah zulümden pak ve uzaktır. O, herkese iyi veya kötü yaptığı amellerine göre bir derece takdir eder. İyileri sâlih amellerine karşılık cennette derecelerle yükseltirken, kötüleri de günahlarına karşılık cehennemde derece derece aşağı indirir. Çünkü O, hiç kimsenin yaptığından habersiz değildir.

Sadi Şirâzî’nin anlattığı şu hikâye, insanın ancak amellerine göre bir netice elde edeceğini ne güzel ortaya koyar:

Arap hükümdarlardan biri yakınlarından birine şöyle der:

“- Falan adamın aylığını iki kat artırın. Çünkü saraya düzenli geliyor ve emirlere son derece dikkat ediyor. Öteki hizmet görenler ise eğlenceyle meşgul olup hizmette kusur ediyorlar; tembel davranıp işlerini gevşek tutuyorlar.”

Bir ârif zât bunu işitince vecde gelerek şöyle der:

“- Bir kimse iki sabah padişaha hizmete devam ederse, üçüncü gün hükümdar ona lutufkâr gözle bakar. O halde ihlasla ibâdet edenler, hiç Hak Teâlâ’nın dergahından ümitlerini kaybetmiş olarak dönerler mi?” (Sadi Şirâzî, Gülistan, s. 57-58)

O Allah ki:

Muhtasar Tefsir

İnsanlara ve cinlere peygamberler göndererek yapılan bu uyarı, kendilerine bir resul gönderilmeden ve onun daveti ulaşmadan işlemiş olduğu suçtan dolayı cezalandırılmaması içindir. Biz hiçbir millete, onlara peygamberler göndermeden azap etmedik.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma