İnne-lleżîne ferrakû dînehum vekânû şiye’an leste minhum fî şey-/enc innemâ emruhum ilaAllâhi śümme yunebbi-uhum bimâ kânû yef’alûne
Meal
Dinlerini parça parça edip fırka fırka olanlar yok mu, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah, yaptıklarını kendilerine bir bir haber verecektir.
Kur'an Tefsiri
“Dinlerini parçalayıp fırka fırka olanlar” ifadesi yahudiler ve Hristiyanları içine aldığı gibi müşrikleri ve kâfirleri, hatta bu duruma düşen müslümanları da içine almaktadır. Çünkü kurtuluşları için Yüce Allah’ın gönderdiği dine tabi olmayan, yanlış tevil ve yorumlarla onu bozmaya çalışan, Allah’ın emretmemiş olduğu şeyleri uydurup bidat olarak ortaya çıkaran kimseler dinlerini parçalamış olurlar. Nitekim Kur’an’ın ilk muhatapları olan Araplar da böyleydi. Onlar dini birliklerini bozmuşlar, çeşitli inançlar ortaya çıkarmışlardı. Her kabilenin, her sülâlenin ayrı putu ve tapınağı vardı. Âyet-i kerîmede aynı zamanda, ileride İslâm’ın ruhuna aykırı bir tarzda ortaya çıkacak çeşitli İslâm fırkalarına da işaret bulunmaktadır. Nitekim Resûlullah (s.a.s.):
“Yahudiler yetmiş bir fırkaya ayrıldılar. Onlardan bir tanesi hariç, diğerlerinin tamamı cehennemdedir. Hıristiyanlar da yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Onlardan bir fırka hariç diğerlerinin tamamı cehennemdedir. Ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan biri hariç diğerleri cehennemdedir” buyurur. “O bir tane kurtulan grup kimlerdir ya Resûlallah?” süaline cevap olarak da: “Onlar, benim ve ashâbımın üzerinde gittiğimiz yolda gidenlerdir” buyurur. (Ebû Dâvûd, Sünnet 1; Tirmizî, İman 18)
Tevhidi bozan, İslâm dininin saf, temiz ve kolay aslını çeşitli tevillerle yozlaştırıp ayrılığa sebep olanlarla ne Allah Resûlü (s.a.s.)’in ne de O’nun izinden giden gerçek mü’minlerin bir ilgileri vardır. Sorumlulukları tamamen kendilerine aittir. Onların ayrılıklarından ve başlarına gelecek felâketlerden ne Peygamber’e ne de gerçek mü’minlere bir vebâl söz konusudur.
İyilik ve kötülüklerin cezasına gelince:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Dinlerinin bir kısmını uygulayıp, bir kısmını terk etmek suretiyle onu paramparça kılan ve birçok ayrı fırkalara bölünen Yahudi ve Hristiyanlarla senin bir ilişkin yoktur. Sen onların içinde bulundukları sapıklıklardan berîsin. Senin sorumluluğun onları uyarmaktan başka bir şey değildir. Onların durumları Allah’a kalmıştır. Sonrasında kıyamet günü gelince dünyada yapmış oldukları şeyleri onlara bildirecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir.