Elleżîne âteynâhumu-lkitâbe ya’rifûnehu kemâ ya’rifûne ebnâehumm elleżîne ḣasirû enfusehum fehum lâ yu/minûne
Meal
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi o Peygamber’i tanırlar. Ama nefislerini zarara uğratanlar, iman etmezler.
Kur'an Tefsiri
“Kendilerine kitap verilenler”den maksat yahudi ve Hristiyanlardır. Bunlar Hz. Muhammed (s.a.s.)’i, onun sıfatlarını, peygamber olacağını ve ona Kur’an gibi bir kitap indirileceğini kendi öz oğullarını bildikleri gibi biliyorlardı. Yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de bu bilgiler vardı. Fakat müşrikler, yahudi ve Hristiyanlar temiz fıtratlarının sesine kulak vermeyerek, hatta onu bozarak ve imanı gerektiren delillerden yüz çevirerek kendilerini hüsrana uğratmışlar ve iman etmemişlerdir. (bk. Bakara 2/146) Bu ise en büyük zulümdür. Zira:
Muhtasar Tefsir
Kendilerine Tevrat`ı verdiğimiz Yahudiler ve İncil`i verdiğimiz Hristiyanlar, kendi oğullarını başkalarının çocuklarından ayırıp tanıdıkları gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`i de tam olarak tanırlar. İşte onlar kendi nefislerini cehenneme sokarak hüsrana uğratanlardır. İşte asıl inanmayanlar onlardır.