Kad ḣasira-lleżîne keżżebû bilikâ-iAllâhis hattâ iżâ câet-humu-ssâ’atu baġteten kâlû yâ hasratenâ ‘alâ mâ ferratnâ fîhâ vehum yahmilûne evzârahum ‘alâ zuhûrihimc elâ sâe mâ yezirûne
Meal
Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Kıyâmet ansızın başlarına kopuverince onlar, sırtlarına yüklendikleri suç ve günah yükleri altında: “Dünyada yaptığımız günahlar, kaçırdığımız fırsatlardan dolayı yazıklar olsun bize!” diye dövünüp feryat ederler. Şunlara bakın! Ne kötü bir yük taşıyorlar!
Kur'an Tefsiri
Âhirete inanmayan ve bir gün Allah’ın huzuruna çıkıp hayatının hesabını vereceğini düşünmeyen bedbahtlar büyük bir zarara uğrayacaklardır. Çünkü hem cennetteki ebedi nimetlerden mahrum kalacaklar, hem de büyük bir azabın içine düşeceklerdir. Bu kimseler ölüm gelip dünyadan ayrıldıklarında veya yeniden dirilip Allah’ın huzuruna çıktıklarında, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, pişmanlık ve üzüntülerini gizleyemeyecekler, “İmkan varken dünya hayatında yapamadığımız hayırlı ameller ve işlediğimiz günahlar sebebiyle yazıklar olsun bize!” diyeceklerdir.
Günahın sırta yüklenilmesiyle alakalı olarak tefsirlerimizde şöyle bir açıklama yer alır: Mü’min kabrinden çıktığında onu gayet güzel yüzlü, düzgün yapılı ve mis kokulu bir yaratık karşılar ve ona: “Beni tanıdın mı?” diye sorar. Mü’min: “Hayır tanımadım” diye cevap verince o: “Ben senin sâlih amellerinim, haydi bin sırtıma, seni taşıyayım. Çünkü, dünyada iken sen beni taşımıştın” der. Nitekim bu mânaya işaretle âyet-i kerîmede “Takvâ sahiplerini, binek üzerinde ikram ile Rahman’a götürdüğümüz gün” (Meryem 19/85) buyrulur. Kâfiri ise kabrinden çıktığı anda çirkin görünüşlü ve kötü kokulu bir yaratık karşılar ve ona: “Beni tanıdın mı?” diye sorar. O: “Hayır tanımadım” diye cevap verince şöyle der: “Ben senin kötü amellerinim, dünyada iken bana çok binmiştin, bugün de ben sana bineceğim.” İşte âyetteki “sırtlarına yüklendikleri suç ve günah yükleri altında” (En‘âm 6/31) ifadesinin mânası budur. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân,VII, 236)
Dolayısıyla insan, dünya hayatını âhiret penceresinden seyretmeli, dünyanın mahiyetini iyi kavramalı ve âhiret mahrumu olmamalıdır. Çünkü:
Muhtasar Tefsir
Muhakkak ki ölümden sonra dirilmeyi yalanlayanlar ve kıyamet gününde Allah`ın huzuruna durmayı uzak görenler hüsrana uğramışlardır. Kıyamet önceden bir bilgi ve uyarı olmadan ansızın onların başına geldiği zaman şiddetli pişmanlıktan; "Allah`a karşı küfür işleyerek yaptığımız kusurlardan ve ahiret gününe hazırlık yapmadığımızdan dolayı hayal kırıklığına uğradığımız için bize yazıklar olsun!" derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Bilesiniz ki, o yüklendikleri ve taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür.