Ve enżir bihi-lleżîne yeḣâfûne en yuhşerû ilâ rabbihimﻻ leyse lehum min dûnihi veliyyun velâ şefî’un le’allehum yettekûne
Meal
Kalplerinde Rablerinin huzurunda toplanıp sorguya çekilme korkusu taşıyanları, kendileri için O’ndan başka ne bir koruyucu ve yardımcı ne de bir şefaatçi olmadığı konusunda Kur’an’la uyar. Belki böylece şirk ve günahlardan bütünüyle sakınırlar!
Kur'an Tefsiri
Kur’an ile uyarı ve korkutma, ancak bir gün yaptıklarının hesabını Allah önünde vereceklerine inananlara ve bir başkasının dostluğunun ve şefaatinin kurtulmalarına yardımcı olacağı şeklinde bâtıl ümitler beslemeyenlere tesir edebilir. Tebliğ yaparken daha çok bu keyfiyette kimselere alaka göstermek gerekir. Kalbî yapıları buna müsait olan kişiler uyarıdan etkilenerek takvâ sahibi olabilir, inkâr ve günahlardan sakınabilirler. Yoksa ölümü ve bir gün Allah’ın huzuruna çıkacaklarını hiç düşünmeyecek derecede dünya hayatının zevklerine dalıp gitmiş olanlar üzerinde bu uyarının fazla tesiri olmayacaktır. Yine manen bağlı bulundukları şahısların veya bir şekilde kutsiyet atfettikleri kişilerin kendi lehlerine Allah önünde şefaatçilik yapacağından, ya da birilerinin günahlarının kefaretini ödeyip gitmiş olduğundan dolayı âhirette kendilerine hiçbir zarar dokunmayacağı inancına kapılarak, bu dünyada neşelenmeye bakanlar üzerinde de bu uyarının herhangi olumlu bir etkisi olmayacaktır.
Bu gerçekler ışığında Peygamber ve onun gibi toplumdan sorumlu kişiler, kalben kimlere alaka gösterip kimlerden yüz çevirecekleri noktasında Allah’ın muradını dikkate alarak şu âyetin mesajına iyi kulak vermelidirler:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Kıyamet gününde Rablerinin huzuruna toplanacak olanları bu Kur`an ile korkut. Onlar için Allah`tan başka ne bir fayda sağlayacak, ne de sıkıntılarını giderecek bir şefaatçileri vardır. Umulur ki emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah`tan sakınırlar. İşte bunlar Kur`an`dan istifade edenlerdir.